|
YASAL ÇERÇEVE
Ülkemizde 1983
yılından sonra gündeme gelen özelleştirme programına
yönelik ilk hukuki düzenleme,
1984 yılında çıkarılan ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile
bunlara ait tesislere, hisse senedi ihracı yoluyla gerçek
ve tüzel kişilerin ortak edilebilmesine veya bu tesislerin
işletme hakkının belli sürelerle devrine olanak tanıyan
2983 sayılı Kanun'la
getirilmiştir.
Daha sonra 1986
yılında çıkarılan 3291 sayılı Kanun'da,
kamu kuruluşlarının özelleştirme
kapsamına alınması ve uygulamaların yürütülmesine ilişkin
esaslar belirlenmiştir. Buna göre, 233 sayılı KHK
(Kanun Hükmünde Kararname)'da adı geçen, tamamı devlete
ait ve kamu iktisadi teşebbüsü statüsünde faaliyet
gösteren kuruluşların özelleştirme kapsamına alınmasına
Bakanlar Kurulu, KİT'lerin müessese, bağlı
ortaklık, işletme ve işletme birimleri ile
iştiraklerindeki payların özelleştirme kapsamına
alınmasına da Yüksek Planlama Kurulu yetkili
kılınmıştır. Özelleştirme programının yürütülmesi
konusunda ise, 2983 sayılı yasa ile oluşturulan
"Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi"
görevlendirilmiştir. Bu idare, özelleştirme programının
yanısıra, toplu konut uygulamalarının yürütülmesi, Kamu
Ortaklığı Fonu'nun yönetimi ve Çalışanların Tasarruflarını
Teşvik Hesabı'nda biriken paraların nemalandırılması gibi
görevler de üstlenmiştir. 3291 sayılı kanunla,
özelleştirme uygulamaları konusundaki karar mercii,
"Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu"
olarak belirlenmiştir.
Nisan 1990'da
yürürlüğe giren 414 sayılı KHK ile Toplu
Konut ve Kamu Ortaklığı İdaresi, "Kamu Ortaklığı
İdaresi" ve "Toplu Konut İdaresi"
adı altında iki ayrı kuruluş olarak yeniden
örgütlendirilmiştir. Kamu Ortaklığı İdaresi, özelleştirme
uygulamalarının yürütülmesi ve Kamu Ortaklığı Fonu ile
Çalışanların Tasarruflarını Teşvik Hesabı'nın yönetimi
konusunda görevli kılınmıştır.
6 Ocak 1992 tarihinde
yürürlüğe giren 473 sayılı KHK ile de,
özelleştirme uygulamaları konusundaki karar mercii,
"Kamu Ortaklığı Yüksek Kurulu" olarak
değiştirilmiştir.
Bu mevzuat dışında,
doğrudan özelleştirme ile ilgili olmamakla beraber birçok
kanun ve kanun hükmünde kararnamede özelleştirmeye ilişkin
hükümlere yer verilmiştir.
Ancak bütün bu
düzenlemeler, bir takım genel esasların belirlenmesinden
öteye gidememiş, uygulamaların gerektirdiği ihtiyaca cevap
verecek sağlam bir hukuki altyapı oluşturulamamıştır.
Gerek karar verme, gerekse uygulamalar konusunda getirilen
yetki sınırlamaları, özelleştirme sürecinin uzamasına ve
işlemlerin aksamasına yol açmıştır. Bunun yanısıra,
uygulamalar esnasında veya daha sonra ortaya çıkabilecek,
başta sosyal problemler olmak üzere muhtemel sorunların
çözümüne yönelik yasal düzenlemelerin (işsizlik sigortası,
antikartel yasası vb.) mevcut bulunmaması da
özelleştirmenin karşılaştığı en önemli yapısal sorunlardan
biri olmuştur.
Özelleştirme
programından beklenen hedeflere ulaşılmasında karşılaşılan
güçlüklerin giderilmesi amacı ile, uygulamalara esas
teşkil eden 2983 ve 3291 sayılı yasalarda çeşitli
tarihlerde değişikliğe gidilmiştir.Ancak bu değişiklikler,
zaten dağınık olan mevzuatı daha da karmaşık hale
sokmuştur. Gerek bu karmaşık yapıdan kaynaklanan
sorunların, gerekse özelleştirme uygulamalarının sonucuna
bağlı olarak karşılaşılan sosyal, ekonomik ve hukuki
problemlerin çözümü için yeni düzenlemeler yapılması
kaçınılmaz olmuştur.
Özelleştirmede
karşılaşılan sorunların giderilmesi ve programa hız
kazandırılması amacı ile uygulamalar konusundaki yasal ve
yönetsel yapının değiştirilmesine yönelik ilk somut adım
1992 yılında atılmıştır. Bu tarihte başlayan mevzuat
değişikliği çalışmaları, 1994 yılında tamamlanmış ve
konuya ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içeren bir dizi
kararname çıkarılmıştır. 11 Mayıs 1994 tarihinde yürürlüğe
giren ve hükümete özelleştirme uygulamaları konusunda
düzenleme yapma yetkisi veren 3987 sayılı yetki
yasasına dayanılarak çıkarılan 530, 531, 532
ve 533 sayılı kanun hükmünde kararnameler 6
Haziran 1994, 546 sayılı kanun hükmünde
kararname ise 7 Temmuz 1994 tarihinde Resmi
Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Ancak, sözkonusu 5
kararnamenin dayanağı olan 3987 sayılı yetki yasası 7
Temmuz 1994 tarihinde Anayasa Mahkemesi
tarafından iptal edilmiştir. Daha sonra ise, bu kanun
çerçevesinde çıkarılan 530, 531, 532, 533 ve 546 sayılı
kanun hükmünde kararnamelerin iptali ve bu konuda
yürütmenin durdurulması amacı ile Anayasa Mahkemesi'ne
yapılan başvuru değerlendirilerek 21 Temmuz 1994 tarihinde
karara bağlanmış ve sözkonusu kararnameler iptal
edilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptale ilişkin gerekçeli
kararı, 5 Ağustos 1994 tarihli Resmi Gazete'nin mükerrer
sayısında yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu iptal
kararları sonucu, özellikle yapısal açıdan getirilen
değişiklikler nedeniyle doğacak hukuki boşluğa, Bakanlar
Kurulu'nun 31 Temmuz 1994 tarihinde aldığı prensip kararı
ile açıklık getirilmiştir. Konuya ilişkin olarak 3 Ağustos
1994 tarihinde yayınlanan Başbakanlık genelgesinde,
Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli iptal kararının Resmi
Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bu konudaki idari eylem ve işlemlerin, iptal kararından
önceki mevzuat çerçevesinde yürütülmesi öngörülmüştür. Bu
çerçevede İdare, 5 Ağustos 1994 tarihinden itibaren
yeniden Kamu Ortaklığı İdaresi adı altında ve eski
statüsünde faaliyetlerine devam etmiştir.
Yine aynı tarihten
itibaren, özelleştirmeye ilişkin esasların, üzerinde fikri
ve siyasi açıdan uzlaşma sağlanabilecek bir yasa
çerçevesinde yeniden düzenlenmesi konusunda çalışmalara
başlanmıştır.
4046
SAYILI ÖZELLEŞTİRME KANUNU:
Bu çalışmalar
sonucunda, bütün siyasi partilerin ve sendikaların
önerileri de dikkate alınarak hazırlanan
4046 sayılı
Özelleştirme Kanunu,
27 Kasım 1994 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu Kanun ile, getirilen yeni düzenlemeler, ana başlıklar itibariyle
şöyledir:
"Özelleştirme
Yüksek Kurulu" oluşturulmuştur.
"Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı" kurulmuştur.
Özelleştirmenin
kapsamı genişletilmiş, iktisadi devlet teşekkülleri ile
bunlara ait kurum ve payların yanısıra, diğer kamu
kurum ve kuruluşlarının da özelleştirilebilmesine
imkan tanıyan düzenlemeler yapılmıştır.
"Özelleştirme
Fonu" oluşturulmuştur.
Özelleştirme
uygulamaları sırasında veya sonrasında işini
kaybedenlere, kanunda belirtilen hükümler çerçevesinde,
yasalardan veya toplu iş sözleşmelerinden doğan
tazminatları dışında ek bir iş kaybı tazminatı
ödenmesi öngörülmüştür.
Erken
emekliliğin teşviki amacıyla, özelleştirme kapsamına
alınan kuruluşlarda Emekli Sandığı'na tabi personelden
hizmet süresi itibariyle emeklilik hakkı kazananlara, bu
hakkı kazandıkları tarihten itibaren iki ay içinde
emekli olmayı istemeleri halinde ikramiyelerinin % 30
fazlası ile ödenmesi hükme bağlanmıştır.
Özelleştirme
kapsamındaki kuruluşların, özelleştirme uygulamaları
sonucu kamu payının %15'in altına düşmesinden veya
tasfiyesinden yahut tüzel kişilikleri sona erecek şekilde
kapatılmasından önce sosyal yardım zammına hak
kazanmış olan personele 17.7.1964 tarihli 506 sayılı
Kanunun Ek 24 üncü maddesi gereğince ödenen sosyal
yardım zamları, ödemenin yapılmasını müteakip
Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yazılı talebi üzerine İdare(Özelleştirme
Fonundan) tarafından en çok iki ay içinde adı geçen
kuruma ödenir. Özelleştirme Fonunun diğer yükümlülükleri
de dikkate alınarak sosyal yardım zamlarının süresinde
Sosyal Yardım Kurumu'na ödenmesinin mümkün olmadığı
hallerde sosyal yardım zamları Hazine'ce karşılanır.
Kapsamdaki
kuruluşlarda uygulamalar sonucu kadrosu iptal edilen
memur ve sözleşmeli personelin diğer kamu kurum
ve kuruluşlarındaki boş kadro ve pozisyonlara
atanmalarına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir.
Özelleştirme
uygulamalarından elde edilecek gelirlerin, genel
bütçe harcama ve yatırımlarında kullanılmaması hükme
bağlanmıştır.
Stratejik
nitelikteki kuruluşlarda imtiyazlı hisse
bulundurulması öngörülmüştür.
4046
SAYILI ÖZELLEŞTİRME KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:
Söz konusu Kanunun
uygulanmasından bugüne kadar 4105 sayılı Kanun ve 4108
sayılı Kanun ile 4046 sayılı Kanunda bir takım
değişiklikler ve düzenlemeler yapılmıştır. 4046 sayılı
Kanunun, özelleştirme programına alınan kuruluşların
özelleştirilmesine ilişkin olarak özelleştirme
yöntemleri, değer tespiti ve ihale usullerini kapsayan
18 inci maddesi; Anayasanın 7 inci maddesine aykırılığı savıyla,
9 Nisan 1997 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından
iptal edilmiştir. Söz konusu madde, 3 Nisan 1997 tarih
ve 4232 sayılı Kanunla Anayasaya uygun olarak yeniden
düzenlenmiş, 8 Nisan 1997 tarihli Resmi Gazete'de
yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
Ayrıca 4046 sayılı Kanunun
10. maddesinde yer alan ve bu kanunun geçici 8. maddesi
gereğince "Kamu Ortaklığı Fonu'na yapılan aktarmalar
hariç Özelleştirme Fonu'ndan genel bütçeye kaynak
aktarılmaz" ibaresi 26 Mayıs 2000 tarihinde yürürlüğe
giren 4568 sayılı Kanunla "Özelleştirme Fonunun nakit
fazlası, Hazinenin iç ve dış ödemelerinde kullanılmak
üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir" şeklinde
değiştirilmiş, geçici 8 inci madde ise yürürlükten
kaldırılmıştır.
4971 Sayılı
Kanun ile 4046 Sayılı Kanunda Yapılan Değişiklikler:
Özelleştirme
çalışmalarının daha da hızlandırılması amacıyla
hazırlanan 4971 sayılı "Bazı Kanunlarda ve
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun" 15 Ağustos 2003
tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Sözkonusu
Kanun çerçevesinde 4046 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler
ve getirilen yeni düzenlemeler ana başlıklar
itibariyle şöyledir;
Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun oluşumu ve Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı'nın bağlı bulunduğu Bakan'ın
belirlenmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır.
Önceden ÖYK üyelerinin hangi bakanlar olacağı
Kanunda yazılı iken, değişiklikle ÖYK üyelerini
belirleme yetkisi Başbakan'a verilmiştir. Böylelikle
makro özelleştirmelerde sektörle veya konu ile ilgili
Bakan'ın ÖYK üyesi olabilmesinin yolu açılmıştır.
4046 sayılı Kanunun 7 inci maddesinde yer alan
yasaklara ilişkin olarak çalışanların halka arz
yoluyla yapılan özelleştirme uygulamalarına katılmaları
sağlanmıştır. Önceden kuruluşlarda çalışanların
hiçbir şekilde halka arza katılmaları mümkün değilken,
değişiklikle yasak sınırı (yönetici konumunda
olanlar) daraltılmıştır.
Özelleştirme Fonunun kullanım alanları ile değer
tespit metodlarının en az ikisinin uygulanması
suretiyle değerleme yapılacağı yolunda düzenleme
yapılmıştır. Ayrıca belirli istekliler arasında
kapalı teklif usulü ile yapılacak ihaleler yeniden
düzenlenmiştir. Önceden, arsa ve atıl işletmelerin
değer tespitinde zorluk yaşanırken, yapılan değişiklikle
teknik olarak rahatlık getirilmiştir.
Kuruluşlarda çalışan personelin nakline ilişkin
madde yeniden düzenlenerek uygulamada ortaya çıkan
sorunlar giderilmiştir. Bu arada ilave emeklilik
ikramiyesi ödemesi ile ilgili maddede düzenleme
yapılmış ve sosyal yardım zammı ödemelerine
ilişkin madde yürürlükten kaldırılmak suretiyle
uygulamalardaki problemlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Önceden nakle tabi personelin özlük hakları, makam
ve temsil tazminatları, emekli ikramiyeleri, sosyal
yardım zamları, kıdem tazminatları, kadro durumunda
yaşanan sorunlar bu madde ile ortadan kaldırılmıştır.
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından şans
oyunlarını planlamak, tertip ve çekilişini düzenlemek
üzere lisans verilmesi suretiyle özelleştirilmesine
yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Milli Piyango İdaresi
icracı kurum olmaktan çıkarılarak düzenleyici kurum
haline getirilmiştir. Şans oyunları, lisans verilmesi
suretiyle, özel sektör ve yabancı sermaye vasıtasıyla,
çok daha çeşitli ve güçlü olarak yapılabilecektir.
T. Telekomünikasyon A.Ş.'nin özelleştirilmesi ile
ilgili strateji belirlenmesi yönünde düzenlemeler yapılmıştır.
Telekom hisselerinin hisse senedine dönüştürülebilir
tahvil yoluyla satışına imkan verecek düzenleme
yapılmıştır.
Ayrıca
4971 sayılı Kanunla, 4046 sayılı Kanunda yapılan diğer
düzenlemeler ile özelleştirme uygulamalarının hızlandırılması
yolunda hükümler getirilmiştir. Özelleştirme
uygulamalarının idari ve hukuki yönden hızlanması için
bürokratik işlemleri basitleştirici ve kolaylaştırıcı
düzenlemeler yapılmıştır.
5398
SAYILI KANUN İLE 4046 SAYILI KANUNDA YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER:
-
4046 sayılı Kanunun adı Özelleştirme Uygulamaları
Hakkında Kanun” olarak değiştirilmiştir.
- Değer
tespit sonuçlarının kamuoyuna duyurulması hususuna
açıklık getirilmiş, iştirak hisselerinin
özelleştirilmesinde kolaylık sağlanmış, özelleştirme
uygulamalarında kullanılan ihale usulleri arasında yer
alan, “Belirli istekliler arasında ihale usulü” yeniden
tanımlanmış ve bu suretle anılan ihale usulüne işlerlik
kazandırılmaya çalışılmıştır.
-
Özelleştirme programında bulunan kuruluşların birleşme
bölünme ve yeniden yapılandırılmaları hususlarında
karşılaşılan güçlükler giderilmiştir.
-
İş kaybı tazminatı ile nakle tabi personelin nakline
ilişkin hükümlerde uygulamada karşılaşılan ve hukuki
ihtilaflara sebep olan bazı hususlar yeniden düzenlenmek
suretiyle, hukuki ihtilaflar önlenmiştir.
- Nakle
tabi personel ve istihdam fazlası personele ilişkin
ihtilaflar ve yorum farklılıkları giderilmiştir.
-
Özelleştirme uygulamaları aleyhine açılan davaların
süratle sonuçlandırılmasını temin edecek şekilde
düzenleme yapılmış ve özelleştirme uygulamalarına karşı
açılan davaların Danıştay’da görüleceği hüküm altına
alınmıştır. Ayrıca Özelleştirme İdaresi Başkanlığının
taraf olduğu dava ve takiplerin her türlü harçtan muaf
olacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır.
-
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu
ve 3621 sayılı Kıyı Kanununda uygulamada karşılaşılan
sorunların giderilmesine yönelik bazı düzenlemeler
yapılmış, Kıyı Kanununa kruvaziyer liman tanımı
getirilmiş ve bu limanların kıyılarda yapılandırılmasına
olanak sağlanmıştır.
-
Fiilen faaliyette olmayan İstanbul Temsilciliği’ne dair
yasal düzenlemeler iptal edilmiştir.
|