|

T.C.
BAŞBAKANLIK
ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI
BASIN
AÇIKLAMALARI
(Temmuz 2001 - Aralık 2001)
DEVLET BAKANI
SN. DR. YILMAZ KARAKOYUNLU
TARAFINDAN
27.12.2001 TARİHİNDE DÜZENLENEN
BASIN TOPLANTISI
1 - İSDEMİR
HİSSELERİ’nin ERDEMİR’e DEVİR PROTOKOLÜ
İLE İLGİLİ
BİLGİLER;
02 Mart 1998 tarihinde
özelleştirme kapsam ve programına alınan İskenderun Demir ve
Çelik A.Ş. (İSDEMİR), faaliyete başladığı günden bu yana
(1984-1988 arası dönem hariç) sürekli zarar etmiştir.
Ülkemizde demir çelik üretiminde
uzun mamul fazlası ve yassı mamul açığı bulunmakta ve bu açık
yıllık yaklaşık 750-800 milyon ABD Doları karşılığı ithalat
yolu ile giderilmeye çalışılmaktadır.
İSDEMİR’in ERDEMİR’e devri demir
çelik sektörümüz için kritik bir öneme sahiptir. Yapılacak
yatırımlar sonucunda İSDEMİR, kaliteli yassı çelik ve kütük
üreten, modern, çevreci, örnek bir kuruluş haline
getirilecektir.
ERDEMİR ve ÖZELLEŞTİRME İDARESİ
BAŞKANLIĞI arasında bugün imzalanan HİSSE DEVİR PROTOKOLÜ;
İdare’ye ait İSDEMİR hisselerinin %100’ünün (% 11’i kurulacak
Vakıf yolu ile çalışanlarına ERDEMİR tarafından bilabedel
devir edilmek üzere) tüm hak ve vecibeleriyle birlikte
ERDEMİR’e devrini kapsamaktadır.
Bu Protokol çerçevesinde
hazırlanacak Hisse Devir Sözleşmesiyle İSDEMİR hisseleri
ERDEMİR’e, 31 Ocak 2002 tarihinde devredilecektir.
Böylece İSDEMİR'de; Liman
tesisleri, sinter fabrikaları, hammadde manipülasyon ve
hazırlama sistemleri, yüksek fırınlar, kuvvet santralı,
oksijen fabrikaları, çelikhane ve yardımcı tesislerde
teknolojik iyileştirmelere yönelik yatırımlar ve kok
bataryalarının yenilenme yatırımları ile mevcut tesislerin
kapasite kullanımını artırmak ve işgücü verimini yükseltmek
amacıyla yenileme, modernizasyon ve darboğaz giderme
yatırımlarına derhal başlanacaktır.
Orta ve uzun dönemde
sıcak haddelenmiş yassı mamul
üretimi için yatırımlara fiilen Hisse Devir
Sözleşmesi imza tarihinden itibaren en geç 18 (on
sekiz) ay içinde başlanacak ve Hisse Devir Sözleşmesi imza
tarihinden itibaren 5 (beş) yıl içinde
tamamlanacaktır.
Erdemir tarafından İsdemir’de
yapılacak yatırımların yaklaşık tutarı 700 milyon ABD
Dolarıdır
Sonuç olarak;
Hisse Devir Sözleşmesi imza
tarihi sonrasındaki 5 yıl içinde İSDEMİR yaklaşık 2 milyon
Ton/Yıl yassı mamul ve 500 bin Ton/Yıl kütük ve/veya diğer
ürünler olmak üzere toplam 2,5 milyon Ton/Yıl çelik mamul
üreten bir tesise dönüştürülecektir.
İSDEMİR’in endüstriyel
kalkınmanın önemli malzemelerinden olan yassı çelik üretime
geçmesiyle birlikte ülkemizin GAP’la birlikte artan yassı
çelik talebi daha uygun şartlarla karşılanabilecek,
endüstriyel kalkınma hızlanacaktır.
Bu devir neticesinde ERDEMİR,
İSDEMİR ile birlikte yaklaşık 1.7 milyar ABD Doları ciroya
sahip, ülkemiz yassı çelik ihtiyacının önemli bir bölümünü
karşılayan, rekabet gücü yüksek, Avrupa’nın en büyük 10
demir-çelik üreticisi arasında yer alan bir kuruluş haline
gelecektir. 27.12.2001
2 - TURBAN
TURİZM A.Ş.’nin ÖZELLEŞTİRİLMESİ TAMAMLANDI:
Bilindiği üzere, 30.04.1987
tarihli ve K-54 sayılı Kararı ile özelleştirme kapsamına
alınan Turban Turizm A.Ş.’nin konaklama işletmeleri,
marinaları ve gayrimenkullerinin tamamı özelleştirilmiştir.
Turban’da gerçekleştirilen
özelleştirmeler sonucunda 193.800.000.- ABD Doları gelir elde
edilmiştir.
Özelleştirmeler sonucu turizm
ile ilgili tüm ticari faaliyetleri sona eren Turban’ın gerek
yönetim ve denetim, gerekse tüzel kişiliğin devamından
kaynaklanan giderlerden tasarruf sağlanmasını teminen, 4046
sayılı Kanun ile Özelleştirme İdaresine verilen idari, mali ve
hukuki düzenlemeler yapma görev ve yetkileri çerçevesinde
Turban’ın çıkarılacak devir bilançosu üzerinden tüm hak ve
yükümlülükleriyle birlikte Et ve Balık Ürünleri A.Ş. (EBÜ
A.Ş.)’ne devri suretiyle birleştirilerek tüzel kişiliğinin
sona erdirilmesine Karar verilmiştir.
Turban Turizm A.Ş. tüzel
kişiliğinin Ticaret Sicili’nden terkin edilmesiyle birlikte
ülkemizdeki turizm yatırımlarının öncülüğünü yapan ve
kendisinden beklenen görevleri ve misyonunu tamamlayan,
TURBAN’ın tüm faaliyetleri de sona ermiş olacaktır.
Böylece Devlet, demir çelik
sektöründe üretim faaliyetlerinde % 51 hissesi bulunan ERDEMİR
dışında, demir-çelik sektörünün tamamından çekilmiş, turizm
sektöründeki işlemecilik faaliyetlerinin de % 99’u sona ermiş
bulunmaktadır.
Turizmdeki bakiye % 1’i teşkil
eden Ataköy Turizm Grubu Şirketleri de 2002 yılı içerisinde
özelleştirilmiş olacaktır. 27.12.2001
TURBAN’ın ÖZELLEŞTİRİLEN
İŞLETMELERİ ve SAĞLANAN ÖZELLEŞTİRME GELİRİ
|
YILI |
İŞLETME / VARLIK ADI |
DEVRALAN KURULUŞ |
MİLYAR TL |
MİLYON $ |
|
1991 |
İSTANBUL KONGRE SARAYI |
İMKB |
80 |
20,0 |
|
1995 |
KEMER MARİNA OTELİ |
ÖZKAYMAK A.Ş. |
500 |
11.7 |
|
1995 |
İSTİNYE ARSALARI |
İMKB |
1.000 |
20.5 |
|
1995 |
ÇEŞME OTELİ VE ANEKSİ |
GAZALA TEKSTİL A.Ş. |
575 |
11.3 |
|
1996 |
ELMADAĞ DAĞ EVİ |
NATHAŞ A.Ş. |
90 |
1.5 |
|
1996 |
ILICA MOTEL |
ODEN TURİZM A.Ş. |
151 |
2.5 |
|
1997 |
AKÇAY TATİL KÖYÜ |
ODEN TURİZM A.Ş. |
1.097 |
6.2 |
|
1997 |
BODRUM MARİNA |
KARADA TURİZM A.Ş. |
3.892 |
20.9 |
|
1997 |
KUŞADASI MARİNA |
TURYAT TUR. YATIRIM A.Ş. |
4.312 |
24.2 |
|
1997 |
KEMER MARİNA |
PARK HOLDİNG A.Ş. |
3.018 |
17.1 |
|
1999 |
ÜRGÜP MOTELİ |
ODEN TURİZM A.Ş. |
1.166 |
3.1 |
|
2000 |
CARLTON OTELİ ARSASI |
TOPRAK SERAMİK SAN. Ve TİC.
A.Ş. |
8.537 |
15.6 |
|
2000 |
ABANT OTELİ |
EM-SEL İNŞ. TURİZM SAN. ve
TİC. LTD. |
5.850 |
10.2 |
|
2000 |
ATİK PAŞALAR YALISI |
SULTANAHMET TUR.- FOUR
SEASONS OGG |
17.932 |
29.0 |
|
|
TOPLAM |
|
48.200 |
193.8 |
NOT: İşlemin gerçekleştiği
tarihteki T.C. Merkez Bankası ABD Doları kurları esas
alınmıştır.
KAPATILAN TURBAN İŞLETMELERİ
|
YILI |
İŞLETME ADI |
|
|
1996 |
ADANA SEYAHAT ACENTASI |
KAPATILDI (Şube) |
|
1996 |
ANTALYA SEYAHAT ACENTASI |
KAPATILDI (Şube) |
|
1996 |
ISPARTA SEYAHAT ACENTASI |
KAPATILDI (Şube) |
|
2000 |
KIBRIS TÜRK TURİZM İŞL. A.Ş. |
TASFİYE AŞAMASINDA (%49
hisse) |
|
2000 |
ANKARA SEYAHAT ACENTASI |
KAPATILDI (Şube) |
|
2000 |
İZMİR SEYAHAT ACENTASI |
KAPATILDI (Şube) |
|
2000 |
İSTANBUL SEYAHAT ACENTASI |
KAPATILDI (Merkez) |
BEDELSİZ DEVREDİLEN TURBAN
İŞLETME ve VARLIKLARI
|
YILI |
İŞLETME / VARLIK ADI |
DEVRALAN KURULUŞ |
|
1994 |
SAİT HALİM PAŞA YALISI |
BAŞBAKANLIK |
|
1995 |
GÜMÜLDÜR TATİL KÖYÜ |
TURİZM BAKANLIĞI (Mülk
sahibi) |
|
1995 |
AMASYA OTELİ |
İL ÖZEL İDARESİ (Mülk
sahibi) |
|
1995 |
ÇORUM OTELİ |
İL ÖZEL İDARESİ (Mülk
sahibi) |
|
1995 |
ERCİYES OTELİ |
ERCİYES VALİLİĞİ (Mülk
sahibi) |
|
1995 |
SAMSUN OTELİ |
İL ÖZEL İDARESİ (Mülk
sahibi) |
|
1995 |
URFA OTELİ |
İL ÖZEL İDARESİ (Mülk
sahibi) |
|
1997 |
BELDİBİ SOSYAL TURİZM İŞL. |
ORMAN BAKANLIĞI (Orman
arazisi) |
|
1997 |
BELEK SOSYAL TURİZM İŞL. |
ORMAN BAKANLIĞI (Orman
arazisi) |
|
1997 |
MARMARİS TATİL KÖYÜ |
ORMAN BAKANLIĞI (Orman
arazisi) |
|
1998 |
ADALYA OTELİ |
MALİYE BAKANLIĞI (Hazine
arazisi) |
|
1998 |
KALEİÇİ YAT LİMANI |
MALİYE BAKANLIĞI (Hazine
arazisi) |
|
1998 |
KALEİÇİ DÜKKANLARI |
MALİYE BAKANLIĞI (Hazine
arazisi) |
|
1999 |
KÜÇÜKSU ARSASI |
TBMM GN.SEK. MİLLİ SARAYLAR
DAİ. BŞK. |
|
1999 |
ALT YAPI İŞL. VE TUR. A.Ş |
KEMER BELEDİYESİ (%1 hisse) |
|
1999 |
YALOVA TERMAL TESİSLERİ |
SAĞLIK BAKANLIĞI |
|
2001 |
KİLYOS MOTELİ |
MALİYE BAKANLIĞI (SARIYER
BELEDİYESİ) |
|
2001 |
KUŞADASI C BLOK ÜNİTESİ |
MALİYE BAKANLIĞI (KUŞADASI
BELEDİYESİ) |
|
2001 |
AKÇAY ARSALARI |
MALİYE BAKANLIĞI (EDREMİT
BELEDİYESİ) |
PETROL –İŞ
SENDİKASI TARAFINDAN, 24-25-26 KASIM 2001 TARİHLERİNDE YAPILAN
BASIN BİLDİRİSİNDE YERALAN YANLIŞ VE YANILTICI BİLGİLER
KARŞISINDA YAPILAN AÇIKLAMA
30
Kasım 2001
24-25-26 Kasım 2001 tarihinde
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Mustafa Öztaşkın
tarafından yapılan açıklamada yeralan ve özelleştirme
uygulamaları ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ilişkin
bilgiler gerçekleri yansıtmamaktadır.
Yapılan açıklama, kamuoyunu
yanlış yönlendirme ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nı
karalamaya yönelik, yeterince araştırma yapılmadan ortaya
atılan, gerçek dışı iddialardan oluşmaktadır. Söz konusu
sendika tarafından yapılan açıklamalar sonucunda, bazı
gazetelerde de yayınlanan gerçek dışı bilgiler ve ifadeler
karşısında aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek
duyulmuştur.
Öncelikle Petrol-İş Sendikanın
bildirisinde yeralan ve tespiti çok kolay olan bir husus, daha
baştan bildiriyi tutarsız kılmaktadır.
Şöyle ki; ”Özelleştirme
İdaresi’nin denetlenmediği” iddiası tamamen gerçek dışı bir
beyandır. Özelleştirme İdaresi rutin olarak her sene
sırasıyla, önce Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu sonra
Sayıştay ve T.B.M.M. KİT Komisyonu ve Başbakanlık Teftiş
Kurulu ile gerekirse de Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme
Kurulu tarafından denetlenmektedir. Hal böyleyken, petrol
sektörünü temsil eden bir sendika başkanının, Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı (ÖİB)’nin nasıl denetlendiğini bilmemesi
mümkün olamayacağına göre, yapılan açıklamanın, maksadı
kamuoyunu kasten yanıltmaktır.
-
Açıklamada, özelleştirme
uygulamaları sonucunda fona nakit girişleri içeren 6.9
milyar dolar ile, fondan tüm çıkışları içeren 9.2 milyar
dolar arasındaki fark mukayase edilerek, “özelleştirme
bilançosu 2.7 milyar dolar açık vermiştir” iddiası öne
sürülmektedir. Bu tamamen yanıltıcı bir ifadedir. Zira,
özelleştirme amaçlı yapılan harcamalar toplamı olarak ifade
edilen tutar olan, toplam 9.5 milyar dolarlık kullanımların
tümü hesaba katılırken, gelir kalemlerinin arasına nakit
tahsilat dışında, elde edilen temettü gelirleri ve verilen
borçların faizleriyle birlikte tahsilatları katılmamaktadır.
Esasen kullanım kalemleri arasında yeralan ve %37’lik bir
paya sahip olan 3.4 milyar dolar düzeyindeki hazineye
aktarma kalemini de iddia edildiği üzere, “özelleştirme
amaçlı” harcama olarak nitelendirmek de mümkün değildir.
Bu çerçevede bakıldığında, açıklamada iddia edildiği
gibi, özelleştirme bilançosunun 2.7 milyar $ açık verdiği
doğru değildir.
Ayrıca, sözkonusu 9.2 milyar
$’lık kullanımın %49’u olan 4.5 milyar dolar, kapsamda
bulunan kuruluşlara sermaye iştiraki, kredi ve personel
ödemeleri olarak aktarılmış, % 11’lik kısmı da borç
ödemelerinde kullanılmıştır. Öte yandan, özelleştirme
uygulamalarından sağlanan kaynakların ve kullanımların,
kar/zarar hesabı içinde ele alınması da yanlış bir
yaklaşımdır. Özelleştirme Fonunu yöneten Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı bir Kamu İktisadi Kuruluşu değildir.
Bu nedenle bilanço kar ve
zararı, Devletin mizan anlayışı içerisinde, denetimin
sağlanması amacıyla envantere esas olmak üzere
çıkarılmaktadır. Dolayısıyla özelleştirmenin kar veya zarar
etmesi şeklinde bir yaklaşımın mantığı yoktur. Zira bu
yanlış yaklaşıma göre, 1999 yılında 41 trilyon TL zarar
gösteren fon bilançosunda, 2000 yıl sonu hesaplarına göre
478 trilyon TL düzeyinde kar gözükmektedir.
-
4046 sayılı Kanun’un 10.
Maddesinde yer alan bu Kanun’un geçici 8. Maddesi gereğince
“Kamu Ortaklığı Fonu’na yapılacak aktarmalar hariç
Özelleştirme Fonu’ndan genel bütçeye kaynak aktarılmaz”
ibaresi 26 Mayıs 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4568 sayılı
Kanun’la “Özelleştirme Fonu’nun nakit fazlası, Hazine’nin iç
ve dış borç ödemelerinde kullanılmak üzere Hazine
hesaplarına intikal ettirilir” şeklinde değiştirilmiştir.
Geçici 8. madde ise yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısı
ile özelleştirme uygulamasından sağlanan gelirlerinin yasaya
aykırı bir biçimde hazineye
aktarılıp kullanıldığı iddiası da doğru değildir ve doğru
olmayan bilgilerle kamuoyunun aklını karıştırmaya kimsenin
hakkı yoktur.
-
Sendikanın açıklamasında
belirtildiği gibi, 1985-2000 yılları arasında yapılan
özelleştirme uygulamaları toplam tutarı olan 7 milyar 332
milyon $’dan, yine bu süre içerisinde bu uygulamalardan
nakit yada vadeli olarak tahsil edilen 6 milyar 876 milyon
$’ı çıkararak bulunan rakamın, (açıklamaya göre 516
milyon $) Özelleştirme İdaresi tarafından tahsil
edilemeyen tutar olduğunu söylemek, gerek matematiksel
gerekse mantıksal olarak doğru değildir. Sözkonusu tutar
vadeli olarak özelleştirilen uygulamalarından kaynaklanan
farkdır. Bu durumda, İdarenin tahsil etmesi gereken
tutar, vadeye bağlanan tutarlara uygulanan faizler nedeniyle
daha da fazla olacaktır. Ayrıca 4046 sayılı Kanun
çerçevesinde, zaman zaman kapsamdaki kuruluşlara verilen
yetki çerçevesinde kuruluşlar, kendi bünyelerinde bulunan
bazı tesis ve varlıkların özelleştirme çalışmalarını
kendileri yapmaktadır. Sözkonusu edilen tutar, bu tür
uygulamalar sonucunda, yetki verilen kuruluşların yapmış
oldukları uygulama tutarlarını da kapsamaktadır.
Sözkonusu uygulamalar da ÖİB’nin bir tasarrufuyla
yapıldığından, bu tür uygulamalar, toplam özelleştirme
uygulama tutarları arasında gösterilmekte, ancak bazen satış
tutarını kuruluş kendi tahsil etmektedir. Örneğin; Karadeniz
Bakır İşletmeleri’ne ait Murgul Asit Tesisi ve bir takım
taşınmazlar, THY’ye ait uçaklar, POAŞ’a ait tanker ve
yedekleri ile Petkim Yarımca Tesisi gibi birçok özelleştirme
uygulamalarından doğan satış tutarlarının tahsilatı
şirketlerin kendileri tarafından yapılmıştır.
Bu nedenle iddia edildiği gibi
uygulama geliri ve nakit tahsilat arasındaki farkın, ÖİB
tarafından tahsil edilemeyen tutar olarak nitelendirilmesi
ve bu şekilde hesaplanması doğru değildir.
-
Ayrıca yine sendikanın
açıklamasında belirtilen ve 1992 yılında Yibitaş Holding
A.Ş. tarafından alınarak özelleştirilen, Sivas Çimento
Fabrikası’nın son satış taksitinin 2017 yılında ödeneceği,
tamamen yalandır. Sözkonusu şirketin toplam satış tutarı
olan 29 milyon 400 bin $’ın 3 milyon $’ı sözleşme imza
tarihinde peşin olarak ödenmiş, vadeye bağlanan tutarın 1993
yılında ödenmesi gereken 13 milyon 200 bin $’lık kısmı 1992
yılında peşin ödenmiştir. 1994 yılında ödenmesi gereken 14
milyon 198 bin $’lık kısmı ise 1994 yılı içerisinde
yapılan erken ödemelerle ve faizleriyle
birlikte tamamen tahsil edilmiştir. Dolayısıyla yine ÖİB’nin
taksit sürelerini “15-20 yıla kadar uzattığı” iddiası da
tamamen gerçek dışıdır. Kamuoyunu maksatlı olarak yanlış
bilgilendirerek kamuoyunun aklını karıştırmaya kimsenin
hakkı yoktur.
-
Öte yandan sendikanın
bildirisinde belirttiği, kar eden kuruluşların gelirlerinin
kendi yatırımları için kullanmalarına Özelleştirme
İdaresi’nin izin vermediği yönündeki açıklaması da doğru
değildir.
Özelleştirme kapsamında ekonomik rasyonelle çalışan, dünya
standartlarında üretim yapan ve hizmet veren, kendini
rekabete açmış bir çok kuruluşumuz, Özelleştirme İdaresi
tarafından desteklenmekte ve ekonomik mantığı olan talepleri
hemen karşılanmaktadır. Erdemir, Tüpraş, THY gibi bir çok
kuruluş 233 sayılı Yasa kapsamından çıkıp özelleştirme
kapsamına geldikten sonra çok daha verimli çalışmaya
başlamış, KİT mekanizması ve bürokrasisi dışında, sermaye
artırımından yatırımlara
varıncaya kadar bir çok
konu, çok daha hızlı ve kolay çözümlenmektedir. Bu
çerçevede, Özelleştirme İdaresi’nin verdiği destek ile
ERDEMİR, özelleştirme kapsamındayken 1.5 milyar dolarlık
modernizasyon yatırımını yapabilmiştir. TÜPRAŞ yine
özelleştirme kapsamına alındığı 1989 yılından bu yana, 1
milyar dolarlık yatırımlarını tamamlamış, 700 milyon
dolarlık yatırımlarına da devam etmektedir. Yine TÜPRAŞ,
İdarenin de desteği ile, son olarak İzmit Rafinerisi’ndeki
377 milyon dolarlık hydrokraker ünitesi yatırımlarını
tamamlamış, diğer rafinerilerinde AB standardında üretim
yapması için yatırımlarına devam etmektedir. Ayrıca, Türk
Hava Yolları özelleştirme kapsamındayken, yaptığı yatırımlar
ve aldığı yeni uçaklarla dünyanın en genç ve en hızlı
gelişen hava yolları arasına girmiştir. Sözkonusu örnekleri
çoğaltmak mümkündür. İşin gereği ve
ekonomik rasyoneli olan, kamu tasarruf mantığı içerisinde
israfa kaçmayan her türlü yatırım Özelleştirme İdaresi
tarafından kabul görmekte ve tüm kuruluşlar özelleştirme
süreci içinde özelleştirmeye hazır hale getirilmektedir.
-
Özelleştirme
kapsamındaki kuruluşlara aktarılan 821 milyon $ düzeyindeki
kredi biçiminde aktarılan tutarlar yine 4046 sayılı Kanun’un
10. maddesi’nde belirtilen ve ‘İdareye devredilen
kuruluşlara İdarece belirlenecek esas ve usuller
çerçevesinde borç olarak finansman sağlanması’ yönünde
aktarılan tutarlardır. Sözkonusu tutarın bir kısmı faiziyle
birlikte geri ödenmiş, bir kısmı ise kapsamdaki kuruluşların
sermaye artırımına ilişkin İdarece ödenmesi gereken meblağa
karşılık mahsup edilmiştir. Yani
sendikanın açıklamasında ima edilmeye çalışıldığı gibi bu
kredi ve borçlar, herhangi bir özel kuruluşa veya şahsa
değil, özelleştirme kapsamında bulunan KİT’lere, cari
harcamalarından tutun vergi ve SSK prim ödemelerinde,
hammadde alımlarında kullanılmak üzere verilmektedir.
-
4046 sayılı Kanun’un
yürürlüğe girmesinden önce uygulanan mevzuat çerçevesinde
gerçekleştirilen özelleştirme işlemlerinde, satış onayı
veren Kurul kararlarında yer alan hükümler doğrultusunda,
elde edilen toplam satış gelirinin satışa konu şirketin
sermayesinde bulunan diğer kamu kurumlarına ait paya tekabül
eden kısmı, sahip oldukları hisselerin bedeli olarak bu
kurumlara aktarılmıştır. Bu çerçevede, örneğin, 1989 yılında
özelleştirilen Ankara Çimento Sanayii T.A.Ş.’nin toplam 33
milyon ABD Doları tutarındaki satış bedelinin 1.9 milyon ABD
Dolarlık bölümü Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’ye, 1992 yılında
özelleştirilen MEYSU A.Ş.’nin 8.5 milyar TL tutarındaki
satış belinin 8.2 milyar TL’lik kısmı Ziraat Bankası’na
aktarılmıştır. Ancak, 4046 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği
27.11.1994 tarihinden sonra ise, bu kanunun 9. ve 10.
maddeleri uyarınca sözkonusu uygulama yürürlükten
kaldırılmış ve 1995 yılından itibaren gerçekleştirilen
özelleştirme işlemlerinden elde edilen satış gelirlerinin
tamamı Özelleştirme Fonu bünyesinde kalmıştır. Bu konudaki
tek istisna, %60 oranındaki hissesi 1995, %40 oranındaki
hissesi de 1998 yılında gerçekleştirilen blok hisse senedi
satışı uygulamaları çerçevesinde özelleştirilen,
Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.’de olmuştur. Her iki işleme
ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarında yer alan
benzer hükümler uyarınca, satış gelirlerinin %49’u, şirketin
sermayesinde %49 oranında paya sahip bulunan ve halka açık
bir şirket olan Türk Hava Yolları A.O.’ya aktarılmıştır.
Dolayısıyla kaynak- kullanım
tablolarında “ilgili kuruluşlara aktarma” başlığı altında
görünen tutar, yine sendika açıklamasında ima edildiği gibi
bir takım özel kuruluşlara değil, özelleştirme kapsamına
alınan KİT’lerde bulunan diğer kamu hisselerine sahip kamu
kuruluşlarına verilmiştir.
-
Özelleştirme
uygulamaları sırasında, özellikle uygulamalarının başladığı
ve İMKB’nin yeni yeni bir yatırım alanı olmaya başladığı
yıllarda yapılan ilk halka arz uygulamalarında (Örneğin
Petkim, Tüpraş, Erdemir v.b.) küçük yatırımcıları korumak,
borsada derinliği olmayan hisse senetlerinde
manipülasyonları önlemek ve fiyat istikrarını sağlamak
amacıyla sözkonusu kuruluşlara ait hisselerin borsada alım
satımı, özelleştirme uygulamalarını düzenleyen 2983, 3291 ve
4046 Sayılı Kanunlar çerçevesinde yapılmıştır.
Hisse senedi alım giderleri olan 134 milyon
$, borsada bu amaçlarla alınan hisse senetlerine ilişkin
tutardır ve 1995 yılından bu yana hiçbir alım yapılmamıştır.
-
İdaremizin danışmanlık ile
ilan ve reklam giderleri, toplam kullanım tutarları
içerisinde binde beşler seviyesindedir. Bu ödemelerin önemli
bir kısmı büyük halka arzlarda SPK mevzuatının emrettiği
aracılık komisyonları ile bu süre içinde açılan yüzlerce
ihalenin resmi ilan ve sirküler ilanları gideridir.
Sözkonusu denetim
danışmanlık, ilan ve reklam harcamaları için toplam 98
milyon $ düzeyindeki ödemeler, uygulamaların başladığı 1985
yılından bugüne kadar geçen 16 yıllık süre içerisinde
kullanılmıştır. Tüm kullanımlar içinde binde beşler
seviyesinde olan bu tutar, dünya özelleştirme
uygulamalarındaki örneklerinin çok altındadır.
-
Kaynak kullanım tabloları
arasında yeralan diğer kullanımlar başlığı altındaki tutar
ise iddia edildiği
gibi kişilere yapılan ödemeler olmayıp, menkul kıymet
muhafazası, banka komisyonları, satış iptali, tercüme, dava
giderleri, banka transfer masrafları ve diğer vergi
giderleri ve bunun gibi harcamalardan oluşan ödemelerdir.
Yukarıda yeralan açıklamalardaki
tüm bilgilerin ve rakamların, İdaremizin yayınladığı
yayınlarda, açıklamalarda ve denetim çalışmaları sırasında
basına ve kamuoyuna açık KİT Komisyonlarında ve Yüksek
Denetleme Kurulu raporlarında bulunmasına rağmen, tüm bunları
yok sayarak rakamları çarpıtmak ve kamuoyunu yanıltmaya
çalışmak, İdaremiz tarafından şiddetle kınanmaktadır.
Uygulamalarını her zaman
kamuoyunun önünde, şeffaf bir şekilde, devletin tüm denetim
mekanizmalarının denetiminde yürüten İdaremizin, daima
doğruları açıklamaya devam edeceğinin bilinmesini isteriz.
Sonuç olarak, ülkemizde genel
ekonomik durum ne ise, hangi sorunlar yaşanmaktaysa, T.C.
Hazinesi hangi sıkıntılar içindeyse, Özelleştirme İdaresi de
bundan farklı bir durumda değildir. Ancak Hazine, bünyesindeki
kuruluşların maaş ve ücret ödemelerini yaparken yaşadığı
sıkıntıları borçlanma suretiyle geçici olarak çözerken, ÖİB
borçlanma imkanları kısıtlı olduğu için bu sıkıntıları daha
ciddi olarak yaşanmaktadır. Yine de tüm bu olumsuz koşullara
rağmen ÖİB, KİT’lerde tenkit edilen aşırı istihdam ve israfa,
kendi bünyesinde ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda
müsaade etmemektedir.
Kamuoyuna saygılarımızla
duyurulur.
Özelleştirme İdaresi
Basın ve Halkla İlişkiler Daire
Başkanlığı
30.11.2001
Son günlerde
kamuoyunda yeralan Özelleştirme İdaresi (ÖİB) bünyesindeki
Özelleştirme Fonu’nda
yaşanan mali sıkıntılara ilişkin haberler üzerine,
aşağıdaki
açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür:
Bilindiği
üzere, özelleştirme kapsam ve programında farklı bilanço
büyüklüklerinde, farklı sektörlerde çeşitli kuruluşlar
bulunmaktadır. ÖİB bünyesindeki özelleştirme fonunun en önemli
kullanım alanlarından biri, kapsamdaki kuruluşlara; ağırlıklı
olarak maaş ödemelerinden oluşan cari ihtiyaçlarını
karşılamaları, yatırımlarının finansmanı ve işletme giderleri
için aktarılan tutarlardır. Öyle ki, 2000 sonu itibariyle 4.5
milyar $ düzeyinde olan bu kullanımlar, toplam kullanımların %
49’unu kapsamaktadır.
Kapsamdaki kuruluşlardan bir
bölümü, verimliliklerini ve rekabetçi yapılarını koruyabilmiş,
ekonomik rasyoneli olan yatırımlarını yapabilmiş
kuruluşlardır. Ancak önemli bir bölümü de, özelleştirme
kapsamına alınmadan önce mali sıkıntıya düşmüş, verimli ve
rekabetçi yapılarını kaybetmiş, aşırı istihdamı olan
kuruluşlardır. Bu tür kuruluşlar özelleştirme kapsamına
gelmeden önce ancak görev zararı mekanizması ile ayakta
durabilmekte iken, özelleştirme kapsamına alındıklarında
anonim şirket statüsüne geçmekte ve görev zararı mekanizması
ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla bu kuruluşlar, kapsama
alınınca bütün mali yükümlülükleri tamamen özelleştirme fonuna
ilave yük getirmektedir.
Bazı çarpıcı örnekler vermek
gerekirse; bugüne kadar özelleştirme kapsamındaki
kuruluşlardan Sümer Holding’e 1.4 milyar dolar, EBK’ya 360
milyon dolar, ORUS’e 247 milyon dolar, SEKA’ya 181 milyon
dolar, İsdemir’e 255 milyon dolar, Gemi Sanayi’ne 105 milyon
dolar T. Zırai Donatım Kurumuna 78 milyon dolar, Turban’a 68
milyon dolar olmak üzere, diğer kuruluşlarla birlikte toplam
yaklaşık 3 milyar dolar düzeyinde özelleştirme fonundan
aktarma yapılmıştır.
Bu aktarmaların büyük bir bölümü
de kuruluşların cari giderleri için harcanmıştır. Verimli ve
rekabetçi yapılarını koruyabilmiş Tüpraş, Petkim, THY gibi
kuruluşlar özelleştirme kapsamındayken ekonomik rasyoneli olan
yatırımlarını yapabilmişken, diğer kuruluşlara aktarılan bu
tutarların büyük bölümü, kuruluşların maaş ödemelerinden
oluşan cari harcamalarının karşılanmasında kullanılmıştır.
Öte yandan İsdemir’in Erdemir’le
birleştirilmesi için sadece çalışanlara yapılacak tazminat
ödemelerinde kullanılması gereken 150 trilyon TL finansman
ihtiyacı, kapsamdaki diğer 17 kuruluşa ilişkin sadece 3 aylık
finansman ihtiyacı olan yaklaşık 176 trilyon TL ile kuruluşlar
tarafından fondan yıl sonuna kadar talep edilen finansman
ihtiyacı yaklaşık 300 trilyon TL dir.
Ülkemizin yaklaşık 10 aydır
içinde bulunduğu kriz ortamında diğer ekonomik aktiviteler
gibi özelleştirme faaliyetleri de, kamuoyunun yakından bildiği
piyasa şartları dolayısı ile son derece yavaşlamıştır. Bunlara
ilaveten, geçmiş dönemde özelleştirmeden kuruluş alan
yatırımcıların, kriz ve sonrasında gelen devalüasyon nedeniyle
büyük mali sıkıntıya girmeleri ve buna bağlı olarak İdaremize
olan taksit erteleme talepleri de, fondaki mali sıkıntıyı daha
da arttırmıştır.
Ekonomik sıkıntıların her kesimi
ve her sektörü etkilediği bir ortamda bu krizin, yıllık 500
trilyon TL’nin üzerinde bir finansman ihtiyacı olan
özelleştirme fonuna da yansıması kaçınılmazdır.
İderemiz tüm bu sıkıntılara
rağmen portföyündeki bir çok kurulışun özelleştirme takvimine
uygun olarak çalışmalarına devam etmektedir. Özellikle daha
önce de açıklandığı üzere, Petrol Ofisi ve Tüpraş’ın bir kısım
hisselerinin yılın 4. çeyreğinde halka arzı için tüm
hazırlıklar tamamlanmak üzeredir. Ancak bu uygulamaların
başarıya ulaşması tabidir ki, mevcut piyasa koşullarının
iyileşmesi ve bu arzlara elverişli hale gelmesine bağlıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Basın ve Halkla İlişkiler
Daire Başkanlığı
17.7.2001
Petrol Ofisi
A.Ş.’de bulunan kamu hisselerinin halka arzına ilişkin olarak
İMKB’ye gönderilen yazı ektedir.
Kamuoyuna
duyurulur.
Saygılarımızla
Basın ve Halkla
İlişkiler Daire Başkanlığı
03.08.2001
T.C.
BAŞBAKANLIK
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
SAYI :
B.02.1.ÖİB.0.10.09.00/
KONU :
POAŞ-Halka Arz Çalışmaları
İSTANBUL MENKUL KIYMETLER
BORSASI
BAŞKANLIĞINA
T.C. Başbakanlık Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı’na ait Petrol Ofisi A.Ş.’nin (POAŞ)
çıkarılmış sermayesinin %15’ine tekabül eden kamu paylarının
halka arzı ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu
Başkanlığı’na 25/07/2001 tarih ve 5056 sayılı yazı ile
müracaatta bulunulmuştur.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun
06.07.1993 tarih ve Seri VIII, No: 20 sayılı “Özel Durumların
Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar” Tebliği gereğince
bilgilerinize arz ederim.
Uğur BAYAR
Başkan |