FOR ENGLISH
BASKANLIK Özelleştirme Portföyü TELEKOM Sosyal Destek Özelleştirme Programı Özelleştirme Uygulamaları Duyuru Yayınlar E-Posta Linkler Menu

 

 

 
 

T.C.
BAŞBAKANLIK
ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI

BASIN AÇIKLAMALARI
(Temmuz 2001 - Aralık 2001)
 

DEVLET BAKANI SN. DR. YILMAZ KARAKOYUNLU

TARAFINDAN 27.12.2001 TARİHİNDE DÜZENLENEN

BASIN TOPLANTISI

1 - İSDEMİR HİSSELERİ’nin ERDEMİR’e DEVİR PROTOKOLÜ

İLE İLGİLİ BİLGİLER;

 

02 Mart 1998 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınan İskenderun Demir ve Çelik A.Ş. (İSDEMİR), faaliyete başladığı günden bu yana (1984-1988 arası dönem hariç) sürekli zarar etmiştir.

 

Ülkemizde demir çelik üretiminde uzun mamul fazlası ve yassı mamul açığı bulunmakta ve bu açık yıllık yaklaşık 750-800 milyon ABD Doları karşılığı ithalat yolu ile giderilmeye çalışılmaktadır.

 

İSDEMİR’in ERDEMİR’e devri demir çelik sektörümüz için kritik bir öneme sahiptir. Yapılacak yatırımlar sonucunda İSDEMİR, kaliteli yassı çelik ve kütük üreten, modern, çevreci, örnek bir kuruluş haline getirilecektir.

 

ERDEMİR ve ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI arasında bugün imzalanan HİSSE DEVİR PROTOKOLÜ; İdare’ye ait İSDEMİR hisselerinin %100’ünün (% 11’i kurulacak Vakıf yolu ile çalışanlarına ERDEMİR tarafından bilabedel devir edilmek üzere) tüm hak ve vecibeleriyle birlikte ERDEMİR’e devrini kapsamaktadır.

 

Bu Protokol çerçevesinde hazırlanacak Hisse Devir Sözleşmesiyle İSDEMİR hisseleri ERDEMİR’e, 31 Ocak 2002 tarihinde devredilecektir.

 

Böylece İSDEMİR'de; Liman tesisleri, sinter fabrikaları, hammadde manipülasyon ve hazırlama sistemleri, yüksek fırınlar, kuvvet santralı, oksijen fabrikaları, çelikhane ve yardımcı tesislerde teknolojik iyileştirmelere yönelik yatırımlar ve kok bataryalarının yenilenme yatırımları ile mevcut tesislerin kapasite kullanımını artırmak ve işgücü verimini yükseltmek amacıyla yenileme, modernizasyon ve darboğaz giderme yatırımlarına derhal başlanacaktır.

Orta ve uzun dönemde sıcak haddelenmiş yassı mamul üretimi için yatırımlara fiilen Hisse Devir Sözleşmesi imza tarihinden itibaren en geç 18 (on sekiz) ay içinde başlanacak ve Hisse Devir Sözleşmesi imza tarihinden itibaren 5 (beş) yıl içinde tamamlanacaktır.

 

Erdemir tarafından İsdemir’de yapılacak yatırımların yaklaşık tutarı 700 milyon ABD Dolarıdır

 

Sonuç olarak;

Hisse Devir Sözleşmesi imza tarihi sonrasındaki 5 yıl içinde İSDEMİR yaklaşık 2 milyon Ton/Yıl yassı mamul ve 500 bin Ton/Yıl kütük ve/veya diğer ürünler olmak üzere toplam 2,5 milyon Ton/Yıl çelik mamul üreten bir tesise dönüştürülecektir.

 

İSDEMİR’in endüstriyel kalkınmanın önemli malzemelerinden olan yassı çelik üretime geçmesiyle birlikte ülkemizin GAP’la birlikte artan yassı çelik talebi daha uygun şartlarla karşılanabilecek, endüstriyel kalkınma hızlanacaktır.

 

Bu devir neticesinde ERDEMİR, İSDEMİR ile birlikte yaklaşık 1.7 milyar ABD Doları ciroya sahip, ülkemiz yassı çelik ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan, rekabet gücü yüksek, Avrupa’nın en büyük 10 demir-çelik üreticisi arasında yer alan bir kuruluş haline gelecektir. 27.12.2001

 

2 - TURBAN TURİZM A.Ş.’nin ÖZELLEŞTİRİLMESİ TAMAMLANDI:

 

Bilindiği üzere, 30.04.1987 tarihli ve K-54 sayılı Kararı ile özelleştirme kapsamına alınan Turban Turizm A.Ş.’nin konaklama işletmeleri, marinaları ve gayrimenkullerinin tamamı özelleştirilmiştir.

 

Turban’da gerçekleştirilen özelleştirmeler sonucunda 193.800.000.- ABD Doları gelir elde edilmiştir.

 

Özelleştirmeler sonucu turizm ile ilgili tüm ticari faaliyetleri sona eren Turban’ın gerek yönetim ve denetim, gerekse tüzel kişiliğin devamından kaynaklanan giderlerden tasarruf sağlanmasını teminen, 4046 sayılı Kanun ile Özelleştirme İdaresine verilen idari, mali ve hukuki düzenlemeler yapma görev ve yetkileri çerçevesinde Turban’ın çıkarılacak devir bilançosu üzerinden tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte Et ve Balık Ürünleri A.Ş. (EBÜ A.Ş.)’ne devri suretiyle birleştirilerek tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine Karar verilmiştir.

 

Turban Turizm A.Ş. tüzel kişiliğinin Ticaret Sicili’nden terkin edilmesiyle birlikte ülkemizdeki turizm yatırımlarının öncülüğünü yapan ve kendisinden beklenen görevleri ve misyonunu tamamlayan, TURBAN’ın tüm faaliyetleri de sona ermiş olacaktır.

 

Böylece Devlet, demir çelik sektöründe üretim faaliyetlerinde % 51 hissesi bulunan ERDEMİR dışında, demir-çelik sektörünün tamamından çekilmiş, turizm sektöründeki işlemecilik faaliyetlerinin de % 99’u sona ermiş bulunmaktadır.

 

Turizmdeki bakiye % 1’i teşkil eden Ataköy Turizm Grubu Şirketleri de 2002 yılı içerisinde özelleştirilmiş olacaktır. 27.12.2001

 

TURBAN’ın ÖZELLEŞTİRİLEN İŞLETMELERİ ve SAĞLANAN ÖZELLEŞTİRME GELİRİ

 

YILI

İŞLETME / VARLIK ADI

DEVRALAN KURULUŞ

MİLYAR TL

MİLYON $

1991

İSTANBUL KONGRE SARAYI

İMKB

80

20,0

1995

KEMER MARİNA OTELİ

ÖZKAYMAK A.Ş.

500

11.7

1995

İSTİNYE ARSALARI

İMKB

1.000

20.5

1995

ÇEŞME OTELİ VE ANEKSİ

GAZALA TEKSTİL A.Ş.

575

11.3

1996

ELMADAĞ DAĞ EVİ

NATHAŞ A.Ş.

90

1.5

1996

ILICA MOTEL

ODEN TURİZM A.Ş.

151

2.5

1997

AKÇAY TATİL KÖYÜ

ODEN TURİZM A.Ş.

1.097

6.2

1997

BODRUM MARİNA

KARADA TURİZM A.Ş.

3.892

20.9

1997

KUŞADASI MARİNA

TURYAT TUR. YATIRIM A.Ş.

4.312

24.2

1997

KEMER MARİNA

PARK HOLDİNG A.Ş.

3.018

17.1

1999

ÜRGÜP MOTELİ

ODEN TURİZM A.Ş.

1.166

3.1

2000

CARLTON OTELİ ARSASI

TOPRAK SERAMİK SAN. Ve TİC. A.Ş.

8.537

15.6

2000

ABANT OTELİ

EM-SEL İNŞ. TURİZM SAN. ve TİC. LTD.

5.850

10.2

2000

ATİK PAŞALAR YALISI

SULTANAHMET TUR.- FOUR SEASONS OGG

17.932

29.0

 

TOPLAM

 

48.200

193.8

 

NOT: İşlemin gerçekleştiği tarihteki T.C. Merkez Bankası ABD Doları kurları esas alınmıştır.

 

 

KAPATILAN TURBAN İŞLETMELERİ

 

YILI

İŞLETME ADI

 

1996

ADANA SEYAHAT ACENTASI

KAPATILDI (Şube)

1996

ANTALYA SEYAHAT ACENTASI

KAPATILDI (Şube)

1996

ISPARTA SEYAHAT ACENTASI

KAPATILDI (Şube)

2000

KIBRIS TÜRK TURİZM İŞL. A.Ş.

TASFİYE AŞAMASINDA (%49 hisse)

2000

ANKARA SEYAHAT ACENTASI

KAPATILDI (Şube)

2000

İZMİR SEYAHAT ACENTASI

KAPATILDI (Şube)

2000

İSTANBUL SEYAHAT ACENTASI

KAPATILDI (Merkez)

 

 

 

BEDELSİZ DEVREDİLEN TURBAN İŞLETME ve VARLIKLARI

 

YILI

İŞLETME / VARLIK ADI

DEVRALAN KURULUŞ

1994

SAİT HALİM PAŞA YALISI

BAŞBAKANLIK

1995

GÜMÜLDÜR TATİL KÖYÜ

TURİZM BAKANLIĞI (Mülk sahibi)

1995

AMASYA OTELİ

İL ÖZEL İDARESİ (Mülk sahibi)

1995

ÇORUM OTELİ

İL ÖZEL İDARESİ (Mülk sahibi)

1995

ERCİYES OTELİ

ERCİYES VALİLİĞİ (Mülk sahibi)

1995

SAMSUN OTELİ

İL ÖZEL İDARESİ (Mülk sahibi)

1995

URFA OTELİ

İL ÖZEL İDARESİ (Mülk sahibi)

1997

BELDİBİ SOSYAL TURİZM İŞL.

ORMAN BAKANLIĞI (Orman arazisi)

1997

BELEK SOSYAL TURİZM İŞL.

ORMAN BAKANLIĞI (Orman arazisi)

1997

MARMARİS TATİL KÖYÜ

ORMAN BAKANLIĞI (Orman arazisi)

1998

ADALYA OTELİ

MALİYE BAKANLIĞI (Hazine arazisi)

1998

KALEİÇİ YAT LİMANI

MALİYE BAKANLIĞI (Hazine arazisi)

1998

KALEİÇİ DÜKKANLARI

MALİYE BAKANLIĞI (Hazine arazisi)

1999

KÜÇÜKSU ARSASI

TBMM GN.SEK. MİLLİ SARAYLAR DAİ. BŞK.

1999

ALT YAPI İŞL. VE TUR. A.Ş

KEMER BELEDİYESİ (%1 hisse)

1999

YALOVA TERMAL TESİSLERİ

SAĞLIK BAKANLIĞI

2001

KİLYOS MOTELİ

MALİYE BAKANLIĞI (SARIYER BELEDİYESİ)

2001

KUŞADASI C BLOK ÜNİTESİ

MALİYE BAKANLIĞI (KUŞADASI BELEDİYESİ)

2001

AKÇAY ARSALARI

MALİYE BAKANLIĞI (EDREMİT BELEDİYESİ)

 

PETROL –İŞ SENDİKASI TARAFINDAN, 24-25-26 KASIM 2001 TARİHLERİNDE YAPILAN BASIN BİLDİRİSİNDE YERALAN YANLIŞ VE YANILTICI BİLGİLER KARŞISINDA YAPILAN AÇIKLAMA

30 Kasım 2001 

 

24-25-26 Kasım 2001 tarihinde Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Mustafa Öztaşkın tarafından yapılan açıklamada yeralan ve özelleştirme uygulamaları ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ilişkin bilgiler gerçekleri yansıtmamaktadır.

 

Yapılan açıklama, kamuoyunu yanlış yönlendirme ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nı karalamaya yönelik, yeterince araştırma yapılmadan ortaya atılan, gerçek dışı iddialardan oluşmaktadır. Söz konusu sendika tarafından yapılan açıklamalar sonucunda, bazı gazetelerde de yayınlanan gerçek dışı bilgiler ve ifadeler karşısında aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.

 

Öncelikle Petrol-İş Sendikanın bildirisinde yeralan ve tespiti çok kolay olan bir husus, daha baştan bildiriyi tutarsız kılmaktadır.

 

Şöyle ki; ”Özelleştirme İdaresi’nin denetlenmediği” iddiası tamamen gerçek dışı bir beyandır. Özelleştirme İdaresi rutin olarak her sene sırasıyla, önce Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu sonra Sayıştay ve T.B.M.M. KİT Komisyonu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu ile gerekirse de Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu tarafından denetlenmektedir. Hal böyleyken, petrol sektörünü temsil eden bir sendika başkanının, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB)’nin nasıl denetlendiğini bilmemesi mümkün olamayacağına göre, yapılan açıklamanın, maksadı kamuoyunu kasten yanıltmaktır.

 

  1. Açıklamada, özelleştirme uygulamaları sonucunda fona nakit girişleri içeren 6.9 milyar dolar ile, fondan tüm çıkışları içeren 9.2 milyar dolar arasındaki fark mukayase edilerek, “özelleştirme bilançosu 2.7 milyar dolar açık vermiştir” iddiası öne sürülmektedir. Bu tamamen yanıltıcı bir ifadedir. Zira, özelleştirme amaçlı yapılan harcamalar toplamı olarak ifade edilen tutar olan, toplam 9.5 milyar dolarlık kullanımların tümü hesaba katılırken, gelir kalemlerinin arasına nakit tahsilat dışında, elde edilen temettü gelirleri ve verilen borçların faizleriyle birlikte tahsilatları katılmamaktadır. Esasen kullanım kalemleri arasında yeralan ve %37’lik bir paya sahip olan 3.4 milyar dolar düzeyindeki hazineye aktarma kalemini de iddia edildiği üzere, “özelleştirme amaçlı” harcama olarak nitelendirmek de mümkün değildir. Bu çerçevede bakıldığında, açıklamada iddia edildiği gibi, özelleştirme bilançosunun 2.7 milyar $ açık verdiği doğru değildir.

     

    Ayrıca, sözkonusu 9.2 milyar $’lık kullanımın %49’u olan 4.5 milyar dolar, kapsamda bulunan kuruluşlara sermaye iştiraki, kredi ve personel ödemeleri olarak aktarılmış, % 11’lik kısmı da borç ödemelerinde kullanılmıştır. Öte yandan, özelleştirme uygulamalarından sağlanan kaynakların ve kullanımların, kar/zarar hesabı içinde ele alınması da yanlış bir yaklaşımdır. Özelleştirme Fonunu yöneten Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bir Kamu İktisadi Kuruluşu değildir.

    Bu nedenle bilanço kar ve zararı, Devletin mizan anlayışı içerisinde, denetimin sağlanması amacıyla envantere esas olmak üzere çıkarılmaktadır. Dolayısıyla özelleştirmenin kar veya zarar etmesi şeklinde bir yaklaşımın mantığı yoktur. Zira bu yanlış yaklaşıma göre, 1999 yılında 41 trilyon TL zarar gösteren fon bilançosunda, 2000 yıl sonu hesaplarına göre 478 trilyon TL düzeyinde kar gözükmektedir.

     

  2. 4046 sayılı Kanun’un 10. Maddesinde yer alan bu Kanun’un geçici 8. Maddesi gereğince “Kamu Ortaklığı Fonu’na yapılacak aktarmalar hariç Özelleştirme Fonu’ndan genel bütçeye kaynak aktarılmaz” ibaresi 26 Mayıs 2000 tarihinde yürürlüğe giren 4568 sayılı Kanun’la “Özelleştirme Fonu’nun nakit fazlası, Hazine’nin iç ve dış borç ödemelerinde kullanılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir” şeklinde değiştirilmiştir. Geçici 8. madde ise yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısı ile özelleştirme uygulamasından sağlanan gelirlerinin yasaya aykırı bir biçimde hazineye aktarılıp kullanıldığı iddiası da doğru değildir ve doğru olmayan bilgilerle kamuoyunun aklını karıştırmaya kimsenin hakkı yoktur.

     

  3. Sendikanın açıklamasında belirtildiği gibi, 1985-2000 yılları arasında yapılan özelleştirme uygulamaları toplam tutarı olan 7 milyar 332 milyon $’dan, yine bu süre içerisinde bu uygulamalardan nakit yada vadeli olarak tahsil edilen 6 milyar 876 milyon $’ı çıkararak bulunan rakamın, (açıklamaya göre 516 milyon $) Özelleştirme İdaresi tarafından tahsil edilemeyen tutar olduğunu söylemek, gerek matematiksel gerekse mantıksal olarak doğru değildir. Sözkonusu tutar vadeli olarak özelleştirilen uygulamalarından kaynaklanan farkdır. Bu durumda, İdarenin tahsil etmesi gereken tutar, vadeye bağlanan tutarlara uygulanan faizler nedeniyle daha da fazla olacaktır. Ayrıca 4046 sayılı Kanun çerçevesinde, zaman zaman kapsamdaki kuruluşlara verilen yetki çerçevesinde kuruluşlar, kendi bünyelerinde bulunan bazı tesis ve varlıkların özelleştirme çalışmalarını kendileri yapmaktadır. Sözkonusu edilen tutar, bu tür uygulamalar sonucunda, yetki verilen kuruluşların yapmış oldukları uygulama tutarlarını da kapsamaktadır. Sözkonusu uygulamalar da ÖİB’nin bir tasarrufuyla yapıldığından, bu tür uygulamalar, toplam özelleştirme uygulama tutarları arasında gösterilmekte, ancak bazen satış tutarını kuruluş kendi tahsil etmektedir. Örneğin; Karadeniz Bakır İşletmeleri’ne ait Murgul Asit Tesisi ve bir takım taşınmazlar, THY’ye ait uçaklar, POAŞ’a ait tanker ve yedekleri ile Petkim Yarımca Tesisi gibi birçok özelleştirme uygulamalarından doğan satış tutarlarının tahsilatı şirketlerin kendileri tarafından yapılmıştır. Bu nedenle iddia edildiği gibi uygulama geliri ve nakit tahsilat arasındaki farkın, ÖİB tarafından tahsil edilemeyen tutar olarak nitelendirilmesi ve bu şekilde hesaplanması doğru değildir.

     

  4. Ayrıca yine sendikanın açıklamasında belirtilen ve 1992 yılında Yibitaş Holding A.Ş. tarafından alınarak özelleştirilen, Sivas Çimento Fabrikası’nın son satış taksitinin 2017 yılında ödeneceği, tamamen yalandır. Sözkonusu şirketin toplam satış tutarı olan 29 milyon 400 bin $’ın 3 milyon $’ı sözleşme imza tarihinde peşin olarak ödenmiş, vadeye bağlanan tutarın 1993 yılında ödenmesi gereken 13 milyon 200 bin $’lık kısmı 1992 yılında peşin ödenmiştir. 1994 yılında ödenmesi gereken 14 milyon 198 bin $’lık kısmı ise 1994 yılı içerisinde yapılan erken ödemelerle ve faizleriyle birlikte tamamen tahsil edilmiştir. Dolayısıyla yine ÖİB’nin taksit sürelerini “15-20 yıla kadar uzattığı” iddiası da tamamen gerçek dışıdır. Kamuoyunu maksatlı olarak yanlış bilgilendirerek kamuoyunun aklını karıştırmaya kimsenin hakkı yoktur.

     

  5. Öte yandan sendikanın bildirisinde belirttiği, kar eden kuruluşların gelirlerinin kendi yatırımları için kullanmalarına Özelleştirme İdaresi’nin izin vermediği yönündeki açıklaması da doğru değildir. Özelleştirme kapsamında ekonomik rasyonelle çalışan, dünya standartlarında üretim yapan ve hizmet veren, kendini rekabete açmış bir çok kuruluşumuz, Özelleştirme İdaresi tarafından desteklenmekte ve ekonomik mantığı olan talepleri hemen karşılanmaktadır. Erdemir, Tüpraş, THY gibi bir çok kuruluş 233 sayılı Yasa kapsamından çıkıp özelleştirme kapsamına geldikten sonra çok daha verimli çalışmaya başlamış, KİT mekanizması ve bürokrasisi dışında, sermaye artırımından yatırımlara 

    varıncaya kadar bir çok konu, çok daha hızlı ve kolay çözümlenmektedir. Bu çerçevede, Özelleştirme İdaresi’nin verdiği destek ile ERDEMİR, özelleştirme kapsamındayken 1.5 milyar dolarlık modernizasyon yatırımını yapabilmiştir. TÜPRAŞ yine özelleştirme kapsamına alındığı 1989 yılından bu yana, 1 milyar dolarlık yatırımlarını tamamlamış, 700 milyon dolarlık yatırımlarına da devam etmektedir. Yine TÜPRAŞ, İdarenin de desteği ile, son olarak İzmit Rafinerisi’ndeki 377 milyon dolarlık hydrokraker ünitesi yatırımlarını tamamlamış, diğer rafinerilerinde AB standardında üretim yapması için yatırımlarına devam etmektedir. Ayrıca, Türk Hava Yolları özelleştirme kapsamındayken, yaptığı yatırımlar ve aldığı yeni uçaklarla dünyanın en genç ve en hızlı gelişen hava yolları arasına girmiştir. Sözkonusu örnekleri çoğaltmak mümkündür. İşin gereği ve ekonomik rasyoneli olan, kamu tasarruf mantığı içerisinde israfa kaçmayan her türlü yatırım Özelleştirme İdaresi tarafından kabul görmekte ve tüm kuruluşlar özelleştirme süreci içinde özelleştirmeye hazır hale getirilmektedir.

     

  6. Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlara aktarılan 821 milyon $ düzeyindeki kredi biçiminde aktarılan tutarlar yine 4046 sayılı Kanun’un 10. maddesi’nde belirtilen ve ‘İdareye devredilen kuruluşlara İdarece belirlenecek esas ve usuller çerçevesinde borç olarak finansman sağlanması’ yönünde aktarılan tutarlardır. Sözkonusu tutarın bir kısmı faiziyle birlikte geri ödenmiş, bir kısmı ise kapsamdaki kuruluşların sermaye artırımına ilişkin İdarece ödenmesi gereken meblağa karşılık mahsup edilmiştir. Yani sendikanın açıklamasında ima edilmeye çalışıldığı gibi bu kredi ve borçlar, herhangi bir özel kuruluşa veya şahsa değil, özelleştirme kapsamında bulunan KİT’lere, cari harcamalarından tutun vergi ve SSK prim ödemelerinde, hammadde alımlarında kullanılmak üzere verilmektedir.

     

  7. 4046 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce uygulanan mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilen özelleştirme işlemlerinde, satış onayı veren Kurul kararlarında yer alan hükümler doğrultusunda, elde edilen toplam satış gelirinin satışa konu şirketin sermayesinde bulunan diğer kamu kurumlarına ait paya tekabül eden kısmı, sahip oldukları hisselerin bedeli olarak bu kurumlara aktarılmıştır. Bu çerçevede, örneğin, 1989 yılında özelleştirilen Ankara Çimento Sanayii T.A.Ş.’nin toplam 33 milyon ABD Doları tutarındaki satış bedelinin 1.9 milyon ABD Dolarlık bölümü Türkiye Emlak Bankası A.Ş.’ye, 1992 yılında özelleştirilen MEYSU A.Ş.’nin 8.5 milyar TL tutarındaki satış belinin 8.2 milyar TL’lik kısmı Ziraat Bankası’na aktarılmıştır. Ancak, 4046 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 27.11.1994 tarihinden sonra ise, bu kanunun 9. ve 10. maddeleri uyarınca sözkonusu uygulama yürürlükten kaldırılmış ve 1995 yılından itibaren gerçekleştirilen özelleştirme işlemlerinden elde edilen satış gelirlerinin tamamı Özelleştirme Fonu bünyesinde kalmıştır. Bu konudaki tek istisna, %60 oranındaki hissesi 1995, %40 oranındaki hissesi de 1998 yılında gerçekleştirilen blok hisse senedi satışı uygulamaları çerçevesinde özelleştirilen, Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.’de olmuştur. Her iki işleme ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarında yer alan benzer hükümler uyarınca, satış gelirlerinin %49’u, şirketin sermayesinde %49 oranında paya sahip bulunan ve halka açık bir şirket olan Türk Hava Yolları A.O.’ya aktarılmıştır. Dolayısıyla kaynak- kullanım tablolarında “ilgili kuruluşlara aktarma” başlığı altında görünen tutar, yine sendika açıklamasında ima edildiği gibi bir takım özel kuruluşlara değil, özelleştirme kapsamına alınan KİT’lerde bulunan diğer kamu hisselerine sahip kamu kuruluşlarına verilmiştir.

     

  8. Özelleştirme uygulamaları sırasında, özellikle uygulamalarının başladığı ve İMKB’nin yeni yeni bir yatırım alanı olmaya başladığı yıllarda yapılan ilk halka arz uygulamalarında (Örneğin Petkim, Tüpraş, Erdemir v.b.) küçük yatırımcıları korumak, borsada derinliği olmayan hisse senetlerinde manipülasyonları önlemek ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla sözkonusu kuruluşlara ait hisselerin borsada alım satımı, özelleştirme uygulamalarını düzenleyen 2983, 3291 ve 4046 Sayılı Kanunlar çerçevesinde yapılmıştır. Hisse senedi alım giderleri olan 134 milyon $, borsada bu amaçlarla alınan hisse senetlerine ilişkin tutardır ve 1995 yılından bu yana hiçbir alım yapılmamıştır.

     

  9. İdaremizin danışmanlık ile ilan ve reklam giderleri, toplam kullanım tutarları içerisinde binde beşler seviyesindedir. Bu ödemelerin önemli bir kısmı büyük halka arzlarda SPK mevzuatının emrettiği aracılık komisyonları ile bu süre içinde açılan yüzlerce ihalenin resmi ilan ve sirküler ilanları gideridir. Sözkonusu denetim danışmanlık, ilan ve reklam harcamaları için toplam 98 milyon $ düzeyindeki ödemeler, uygulamaların başladığı 1985 yılından bugüne kadar geçen 16 yıllık süre içerisinde kullanılmıştır. Tüm kullanımlar içinde binde beşler seviyesinde olan bu tutar, dünya özelleştirme uygulamalarındaki örneklerinin çok altındadır.

     

  10. Kaynak kullanım tabloları arasında yeralan diğer kullanımlar başlığı altındaki tutar ise iddia edildiği gibi kişilere yapılan ödemeler olmayıp, menkul kıymet muhafazası, banka komisyonları, satış iptali, tercüme, dava giderleri, banka transfer masrafları ve diğer vergi giderleri ve bunun gibi harcamalardan oluşan ödemelerdir.

Yukarıda yeralan açıklamalardaki tüm bilgilerin ve rakamların, İdaremizin yayınladığı yayınlarda, açıklamalarda ve denetim çalışmaları sırasında basına ve kamuoyuna açık KİT Komisyonlarında ve Yüksek Denetleme Kurulu raporlarında bulunmasına rağmen, tüm bunları yok sayarak rakamları çarpıtmak ve kamuoyunu yanıltmaya çalışmak, İdaremiz tarafından şiddetle kınanmaktadır.

 

Uygulamalarını her zaman kamuoyunun önünde, şeffaf bir şekilde, devletin tüm denetim mekanizmalarının denetiminde yürüten İdaremizin, daima doğruları açıklamaya devam edeceğinin bilinmesini isteriz.

 

Sonuç olarak, ülkemizde genel ekonomik durum ne ise, hangi sorunlar yaşanmaktaysa, T.C. Hazinesi hangi sıkıntılar içindeyse, Özelleştirme İdaresi de bundan farklı bir durumda değildir. Ancak Hazine, bünyesindeki kuruluşların maaş ve ücret ödemelerini yaparken yaşadığı sıkıntıları borçlanma suretiyle geçici olarak çözerken, ÖİB borçlanma imkanları kısıtlı olduğu için bu sıkıntıları daha ciddi olarak yaşanmaktadır. Yine de tüm bu olumsuz koşullara rağmen ÖİB, KİT’lerde tenkit edilen aşırı istihdam ve israfa, kendi bünyesinde ve özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda müsaade etmemektedir.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur.

Özelleştirme İdaresi

Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı

30.11.2001

 

Son günlerde kamuoyunda yeralan Özelleştirme İdaresi (ÖİB) bünyesindeki Özelleştirme Fonu’nda yaşanan mali sıkıntılara ilişkin haberler üzerine, aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür:

 Bilindiği üzere, özelleştirme kapsam ve programında farklı bilanço büyüklüklerinde, farklı sektörlerde çeşitli kuruluşlar bulunmaktadır. ÖİB bünyesindeki özelleştirme fonunun en önemli kullanım alanlarından biri, kapsamdaki kuruluşlara; ağırlıklı olarak maaş ödemelerinden oluşan cari ihtiyaçlarını karşılamaları, yatırımlarının finansmanı ve işletme giderleri için aktarılan tutarlardır. Öyle ki, 2000 sonu itibariyle 4.5 milyar $ düzeyinde olan bu kullanımlar, toplam kullanımların % 49’unu kapsamaktadır. 

Kapsamdaki kuruluşlardan bir bölümü, verimliliklerini ve rekabetçi yapılarını koruyabilmiş, ekonomik rasyoneli olan yatırımlarını yapabilmiş kuruluşlardır. Ancak önemli bir bölümü de, özelleştirme kapsamına alınmadan önce mali sıkıntıya düşmüş, verimli ve rekabetçi yapılarını kaybetmiş, aşırı istihdamı olan kuruluşlardır. Bu tür kuruluşlar özelleştirme kapsamına gelmeden önce ancak görev zararı mekanizması ile ayakta durabilmekte iken, özelleştirme kapsamına alındıklarında anonim şirket statüsüne geçmekte ve görev zararı mekanizması ortadan kalkmaktadır. Dolayısıyla bu kuruluşlar, kapsama alınınca bütün mali yükümlülükleri tamamen özelleştirme fonuna ilave yük getirmektedir. 

Bazı çarpıcı örnekler vermek gerekirse; bugüne kadar özelleştirme kapsamındaki kuruluşlardan Sümer Holding’e 1.4 milyar dolar, EBK’ya 360 milyon dolar, ORUS’e 247 milyon dolar, SEKA’ya 181 milyon dolar, İsdemir’e 255 milyon dolar, Gemi Sanayi’ne 105 milyon dolar T. Zırai Donatım Kurumuna 78 milyon dolar, Turban’a 68 milyon dolar olmak üzere, diğer kuruluşlarla birlikte toplam yaklaşık 3 milyar dolar düzeyinde özelleştirme fonundan aktarma yapılmıştır. 

Bu aktarmaların büyük bir bölümü de kuruluşların cari giderleri için harcanmıştır. Verimli ve rekabetçi yapılarını koruyabilmiş Tüpraş, Petkim, THY gibi kuruluşlar özelleştirme kapsamındayken ekonomik rasyoneli olan yatırımlarını yapabilmişken, diğer kuruluşlara aktarılan bu tutarların büyük bölümü, kuruluşların maaş ödemelerinden oluşan cari harcamalarının karşılanmasında kullanılmıştır. 

Öte yandan İsdemir’in Erdemir’le birleştirilmesi için sadece çalışanlara yapılacak tazminat ödemelerinde kullanılması gereken 150 trilyon TL finansman ihtiyacı, kapsamdaki diğer 17 kuruluşa ilişkin sadece 3 aylık finansman ihtiyacı olan yaklaşık 176 trilyon TL ile kuruluşlar tarafından fondan yıl sonuna kadar talep edilen finansman ihtiyacı yaklaşık 300 trilyon TL dir. 

Ülkemizin yaklaşık 10 aydır içinde bulunduğu kriz ortamında diğer ekonomik aktiviteler gibi özelleştirme faaliyetleri de, kamuoyunun yakından bildiği piyasa şartları dolayısı ile son derece yavaşlamıştır. Bunlara ilaveten, geçmiş dönemde özelleştirmeden kuruluş alan yatırımcıların, kriz ve sonrasında gelen devalüasyon nedeniyle büyük mali sıkıntıya girmeleri ve buna bağlı olarak İdaremize olan taksit erteleme talepleri de, fondaki mali sıkıntıyı daha da arttırmıştır. 

Ekonomik sıkıntıların her kesimi ve her sektörü etkilediği bir ortamda bu krizin, yıllık 500 trilyon TL’nin üzerinde bir finansman ihtiyacı olan özelleştirme fonuna da yansıması kaçınılmazdır. 

İderemiz tüm bu sıkıntılara rağmen portföyündeki bir çok kurulışun özelleştirme takvimine uygun olarak çalışmalarına devam etmektedir. Özellikle daha önce de açıklandığı üzere, Petrol Ofisi ve Tüpraş’ın bir kısım hisselerinin yılın 4. çeyreğinde halka arzı için tüm hazırlıklar tamamlanmak üzeredir. Ancak bu uygulamaların başarıya ulaşması tabidir ki, mevcut piyasa koşullarının iyileşmesi ve bu arzlara elverişli hale gelmesine bağlıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Basın ve Halkla İlişkiler

Daire Başkanlığı

17.7.2001

 

Petrol Ofisi A.Ş.’de bulunan kamu hisselerinin halka arzına ilişkin olarak İMKB’ye gönderilen yazı ektedir.

Kamuoyuna duyurulur.

 

Saygılarımızla

Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı

03.08.2001

 

 T.C.

BAŞBAKANLIK

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı

SAYI : B.02.1.ÖİB.0.10.09.00/

KONU : POAŞ-Halka Arz Çalışmaları

İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI

BAŞKANLIĞINA

T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ait Petrol Ofisi A.Ş.’nin (POAŞ) çıkarılmış sermayesinin %15’ine tekabül eden kamu paylarının halka arzı ile ilgili olarak Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı’na 25/07/2001 tarih ve 5056 sayılı yazı ile müracaatta bulunulmuştur.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun 06.07.1993 tarih ve Seri VIII, No: 20 sayılı “Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar” Tebliği gereğince bilgilerinize arz ederim.

Uğur BAYAR

Başkan

 

T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 2003