FOR ENGLISH
BASKANLIK Özelleştirme Portföyü Sosyal Destek Özelleştirme Programı Özelleştirme Uygulamaları Duyuru Yayınlar E-Posta Linkler Menu

 

 

 
 

Basın Toplantısı

26 Mayıs 2005

 

Değerli Basın Mensupları,

 

Bugün genel olarak özelleştirme uygulamalarının seyri ve  TÜRK TELEKOM, ERDEMİR, TÜPRAŞ ve Eti Aluminyum A.Ş.’nin özelleştirilmeleri sürecindeki gelişmeleri sizlerle paylaşmak üzere bu basın toplantısını düzenlemiş bulunuyoruz.

 

Özelleştirme uygulamaları 2003 yılının başından bugüne istikrarlı bir şekilde devam etmektedir. 2003 yılı başından beri yürütülen uygulamalar kapsamında 65 iştirak/işletme ve şirketin özelleştirilmesi gerçekleştirilmiş olup, kapsamdaki kuruluşlara verilen yetki çerçevesinde yapılan ihaleler sonucunda ise 800 adet gayrimenkul satışı yapılmıştır.

 

Memnuniyetle ifade etmek isterim ki özelleştirme sürecinde hem yurt içi hem de yurt dışı yatırımcıların yoğun ilgi ve katılımını gözlemliyoruz. Özelleştirme İdaresi olarak Türk ekonomisinde sağlanan olumlu gelişmelerin, buna bağlı olarak artan yabancı sermaye ilgisinin ve hükümetin desteğiyle özelleştirme sürecinde olumlu gelişmeler kaydediyoruz.

 

Sayın Basın Mensupları

 

Elde edilen özelleştirme geliri açısından ise son derece olumlu sonuçlar elde edildiğini ifade etmek istiyorum.

Özelleştirme uygulamalarından 1.5 milyar ABD Doları 2004 yılında, 1.3 milyar ABD Doları 2005 yılının ilk 5 aylık döneminde olmak üzere 2003 yılının başından itibaren toplam 3.2 milyar ABD Doları nakit girişi sağlanmıştır.

 

Son yıllarda ilk defa 2003 ve 2004 yıllarında Özelleştirme Fonu adına hiç bir surette yeni borçlanmaya gidilmediği gibi 2003 yılından önce çeşitli nedenlerle yapılan borçlanmaların tamamı 2004 yılında ödenmiştir. Bu kapsamda 2004 yılında ödenen borçların toplam tutarı 778 milyon ABD Dolarıdır. Ayrıca uzun yıllardan beri ilk kez 2005 yıllarının ilk aylarında 1 milyar ABD Doları kaynak Hazineye aktarılmıştır.

 

Sayın Basın Mensupları,

Halen başta TÜRK TELEKOM, ETİ ALUMİNYUM A.Ş., ERDEMİR, KTHY, TÜPRAŞ ve ADAPAZARI ŞEKER FABRİKASI A.Ş. olmak üzere, Maliye Hazinesine ait bazı sosyal tesisler ile TEKEL’in Ankara Başmüdürlük binasının özelleştirilmelerine ilişkin ihale süreçleri devam etmektedir.

 

29 Nisan 2005 tarihinde ilana çıkmış olduğumuz TÜPRAŞ ihalesinde 13 Haziran 2005’de ön yeterlik başvurularını alacağız. Ön yeterlilik aşamasından sonra yatırımcılar detaylı inceleme sürecine davet edilecek ve 2 Eylül 2005 tarihinde teklifler alınacaktır. Halen şartname satışları devam etmektedir.

 

Yine 25 Kasım 2004 tarihinde ilana çıktığımız Türk Telekom’un özelleştirme sürecinde sona yaklaşmış bulunuyoruz. Türk Telekom hisselerinin % 55’inin özelleştirilmesinde son teklif verme tarihi 24 Haziran  2005 olarak belirlenmiştir. Şu ana kadar Katılımcılar yaklaşık iki ay süren detaylı inceleme sürecini tamamlamışlardır. İşlem Dokümanları  ve Telekomünikasyon Kurumu tarafından hazırlanan İmtiyaz Sözleşmesi 20.05.2005 tarihinde yatırımcılara dağıtılmıştır. Teklif Sahipleri ortaklık yapılarına ilişkin son durumu 10 Haziran 2005 tarihine kadar İdaremize bildireceklerdir.

 

Türk Telekom özelleştirilmesinin başarı ile tamamlanacağı inancımızı hep koruduk ve bu çerçevede çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

 

Sayın Basın Mensupları

ERDEMİR özelleştirmesi 2005 yılının önemli özelleştirme projelerinden birini oluşturmaktadır.

 

Bildiğiniz gibi ERDEMİR 1987 yılında özelleştirme programına alınmış, 1990 yılında hisselerinin %2.93’ü Halka Arz yoluyla, 1990-1994 yılları arasında da hisselerinin toplam %6.05’i İMKB’de satış yoluyla özelleştirilmiştir. Diğer taraftan Haziran 1994, Ocak 1995 ve Nisan 1997 yıllarında  ERDEMİR sermayesindeki İdare hisselerinin blok olarak satışı suretiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıkılmış, ancak, özelleştirme kanunu ve diğer mevzuatlara ilişkin yasal boşluklar nedenleriyle ihaleler sonuçlanmamıştır. Halihazırda, ERDEMİR’in % 46.12 oranında hissesi Özelleştirme İdaresi portföyünde bulunmaktadır.

 

Aradan geçen 18 yıllık sürede Şirketin özelleştirilmesi, daha doğrusu geleceği ile ilgili belirsizlik hep gündemde kalmıştır. Özelleştirme İdaresinin 1984 yılından itibaren kanunlarla verilen en temel görevi programdaki kuruluşları en kısa zamanda özelleştirmeye hazır hale getirip özelleştirilmesini gerçekleştirmektir. En uygun özelleştirme modeliyle kuruluşları özelleştirmeye hazır hale getirmek bizim birinci önceliğimizdir. Bu çerçevede ERDEMİR hisselerinin özelleştirilmesi için kapsamlı bir hazırlık ve değerlendirme yapılarak, Türkiye Kalkınma Bankası hisseleri ile birlikte ERDEMİR’deki toplam yüzde 49,29 oranındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesi için 24 Mayıs 2005 tarihinden itibaren verilen ilanlarla ihaleye çıkılmıştır.

 

Değerli Basın Mensupları,

 

Demir-çelik sektörü dünya genelinde çok parlak bir dönem yaşanmakta, endüstri ürünlerine olan talepte çok yoğun bir artış gözlenmektedir. Dünya genelinde sektörü belirleyen bir diğer faktör ise devam eden konsolidasyon süreci, yani birleşmelerdir. Demir çelik endüstrisindeki şirketler birleşerek verimliliklerini arttırmakta, hammadde kaynaklarının kullanımı, üretim planlaması, ürün gamının yapılanması, işgücü verimliliği gibi çok sayıda alanda ölçek ekonomisinin avantajlarından yararlanmakta ve rekabette öne geçmektedir. Bugün tüm dünyada demir çelik endüstrisini belirleyen en güçlü eğilim şirketlerin birleşerek büyümeleridir. Bu eğilimin dışında kalmaya çalışan fabrikaların yakın gelecekte sektörde rekabet etme şansı kalmayacaktır.

 

Sözünü ettiğim bu iki eğilim, demir çelik sektöründeki gelişmeler gelişimi ve sektördeki konsolidasyon eğilimi Erdemir özelleştirmesi için tarihi bir fırsatı önümüze getirmiştir. Zamanlama açısından şartların bundan daha uygun olduğu bir dönemin tasarlanması mümkün değildir.

 

Değerli Basın Mensupları,

 

Erdemir özelleştirmesinde, şirketin kârlı oluşu, iyi yönetilmesi gibi nedenlere bağlı olarak neden özelleştirildiğiyle ilgili çeşitli yorumlara tanık olmaktayız. Özelleştirme portföyünde yer alan bütün şirketlerde olduğu gibi kârlılık ve verimlilik özelleştirmeyi engelleyici bir unsur olmak bir yana özelleştirmeyi hızlandırıcı bir unsurdur. Karlılık ve verimlilik yanında, şirketin uzun dönemli, sağlıklı bir büyüme çizgisine kavuşturulması, şirketin verimlilik prensiplerine göre işleyişinin garanti altına alınması da büyük önem arzetmektedir. Erdemir bugün için kârlı bir şirkettir. Ancak bundan bir kaç yıl önce de olduğu gibi bundan 4-5 yıl sonra hangi noktada olunacağını kestirmek de mümkün değildir.

 

ERDEMİR özelleştirilmesinde,  son derece dinamik demir-çelik sektöründe, kârlılığını ve verimliliğini geliştirerek koruması ve yeni yatırımlarla büyümesi amaçlanmaktadır. Bu açıdan özelleştirme ile ERDEMİR’in önünde yeni gelişme fırsatları açılacağına inanıyoruz.

 

Sayın Basın Mensupları

 

Erdemir’in ekonomik ve sosyal boyutu yanında Türk ekonomisi için önemi de dikkate alınarak özelleştirilmesi yönünde “altın hisse” uygulaması getirilmiştir. Yatırımların ve istihdamın garanti altına alınması için hem ihale şartnamesine hem de Şirketin ana sözleşmesinde gerekli düzenlemeler yapılmaktadır. Altın hisse uygulaması ile önemli konularda Kamu kontrolü devam edecektir. Ayrıca, ihale şartnamesinde “İş Ortaklıklarına” imkan sağlayarak, yerli yatırımcılara gerekli kolaylıklar sağlanmıştır.

 

Blok satış yoluyla sektör deneyimi, finansal yeterliliği olan stratejik yatırımcılara yapılacak bir satıştan hem Erdemir, hem Erdemir’e ihtiyacı olan Türk sanayi hem de yaratacağı katma değer ile ülke ekonomisine katkıda bulunulacaktır.

 

Değerli Basın Mensupları

 

Eti Alüminyum A.Ş.’de (Şirket) bulunan %100 oranındaki kamu hissesinin özelleştirilmesi için 09 Nisan 2005 tarihinde ilana çıklımıştır. Son teklif verme tarihi ise 10 Haziran 2005 olarak belirlenmiştir.

 

Vurgulayarak ifade etmek isterim ki Eti Aluminyum özelleştirme stratejisinde kamuoyunda tartışılan kaygıları ortadan kaldıran düzenlemeler yapılmıştır. Tartışmalar bu düzenlemeler konusunda kamuoyunun yeterince bilgilendirilmemesinden kaynaklanmaktadır.

 

Hiç kimsenin kuşkusu olmaması gerekir ki ETİ Alüminyum Şirketi özelleştirme sonrasında da yeni yatırımlar yapmak ve daha fazla istihdam imkanları yaratmak suretiyle Türk ekonomisi’ne ve bölge ekonomisine katkısını artıracaktır.

 

İhale Şartnamesine; Şirket’in mevcut teknolojisinin eskiliği  dikkate alınarak, hisseleri devralacak yeni yönetimin, Şirket’i uzun vade de yeni teknolojiye uygun olarak işletmesini teminen 5 yıl içerisinde asgari 110 milyon ABD Doları tutarında yatırım yapma mecburiyeti konulmuştur. Alıcıdan bu taahhüt için teminat mektubu alınacaktır.

 

İhale şartnamesinde madenlerle ilgili olarak yapılan düzenleme ile Şirket’in üretiminde ana girdi olarak kullanılan boksit madeninin çok uzun dönemde sıvı alüminyum üretiminde kullanılabilmesi, söz konusu ham maddenin temininde dışa bağımlı kalınmadan, yerli kaynakların yeterliliğini sağlayabilmek amacıyla Şirketin kullanımında bulunan maden sahalarındaki rezervi kendi üretimi dışında kullanılamayacağı, ihracatının yapılamayacağı ve/veya ihraç kaydı ile satılamayacağı belirtilmiştir.

 

Ayrıca Alıcı, Şirket’in ülke ekonomisine katkısını sürdürmesini teminen HİSSE SATIŞ SÖZLEŞMESİ’nin imzalanmasını müteakip, 49 (Kırkdokuz) yıl süre ile en az 2.940.000 (ikimilyondokuzyüzkırkbin) ton (3 yılllık ortalama asgari 180.000 ton) sıvı alüminyum üretimi yapacaktır. Şirket’in özelleştirme sonrasında da, en az bugüne kadar süregelmiş ortalama  kapasite ile çalışmasını diğer bir deyişle, bugüne kadar ki üretim miktarı kadar üretim yapmasını teminen konulmuş bir şarttır.

 

ŞİRKET’e 49 yıllığına işletme hakkı devredilen HES’in ürettiği elektriği otoprodüktör lisansı çerçevesinde ŞİRKET sadece kendi üretimi için kullanabilecektir.

 

ALICI yukarıda belirtilen taahhütlerinden her hangi birini yerine getirmediği takdirde Oymapınar Barajı işletme hakkı iptal edilecek, maden ruhsatları ve hisse satış sözleşmesi feshedilecektir.

 

 

Bütün bunlara bağlı olarak çalışanlara ilişkin olarak yapılan düzenleme ile hiç kimsenin özelleştirme nedeniyle iş akdi feshi sözkonusu olmayacaktır. Bu hususun şartnamede açık olarak düzenlenmiş olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca bu konu Sayın Başbakanımız tarafından da net olarak ifade edilmiştir.

 

Net bir şekilde ifade etmek gerekir ki, ETİ alüminyum tesislerin yaşatılması, genişleme ve modernizasyon yatırımların yapılabilmesi, özetle istihdama ve üretime katkıda bulunabilmesi için özelleştirme bir şans ve fırsat olarak değerlendirilmelidir.  Nitekim bu husus Sayın Maliye Bakanı ile birlikte 6 Ocak 2005 tarihinde tesislere yapmış olduğumuz ziyaret sırasında çalışanlarla yapılan toplantılarda dile getirilmiş ve büyük sevinçle karşılanmıştır.

 

Değerli Basın Mensupları

 

Değerli Basın Mensupları katılımlarınız için hepinize teşekkür ederim....

 

                                                                                                           

                                                                                       Metin KİLCİ

                                                                                              T.C.

                                                                                          Başbakanlık

                                                                              Özelleştirme İdaresi Başkanı

 

ÖZELLEŞTİRME

2005

 

T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 2005