|
THE FINANCIAL
TIMES :
TÜRKİYE MALİYESİNİN DÜMENİNDE PRAGMATİK BİR İSİM
ANKARA,
23/05(BYE)--- İngiltere'de yayımlanan The Financial Times
gazetesinin 23 Mayıs 2003 tarihli sayısında, Leyla Boulton
imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında bir makale yer
almıştır. İnternetten sağlanan makalenin özet çevirisi
şöyledir:
Türkiye'nin Maliye Bakanı
Kemal Unakıtan, kendisi ile tanışan bazı işadamalarına,
ülkenin merhum reformcu lideri Turgut Özal'ı anımsatıyor.
Canlı konuşma tarzı ve
pragmatikliği, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu eski
dostunun, altı aydır iktidarda bulunan hükümette neden ekonomi
konusunda öne çıkan bir isim oluşunu açıklamaya yardım ediyor.
IMF geçtiğimiz akşam, borç
yüküyle dolu ekonomiyi kurtarmak için yapılan 16 milyar
dolarlık anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilen reformları
gözden geçirme çalışmalarına başlarken, Unakıtan da kendisiyle
yapılan mülakatta, "İyi konuşmak yeterli değil. Önemli olan
bazı iyi işler yaptığımız ve ekonominin toparlanmaya
başladığıdır" dedi.
Unakıtan, halen yüzde 20'lerde
bulunan reel faiz oranının, gelecek ay IMF'nin gözden geçirme
çalışması başarıyla tamamlandığında önemli oranda düşeceği
tahmininde bulundu.
Unakıtan, Yabancı Sermaye Derneği
(YASED)'e, hükümetin Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımı
artırıcı tedbirler almasını temin edeceği konusunda söz
vermişti. Uzun vadede İstanbul'u uluslararası bir finans
merkezi haline getirme amacını ifade eden Unakıtan, "Söz
konusu olan şu ki, bizim paraya ihtiyacımız var" dedi.
YASED Genel Sekreteri Abdurrahman
Arıman, "Benim izlenimim (Unakıtan'ın) bir eylem adamı
olduğudur ve onun bu zamana kadar gösterdiği performans,
verdiği sözleri tuttuğunu gösteriyor" dedi.
Özal benzetmesi, iktidardaki
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bir üyesi için
anlaşılabilir. Artık muhafazakar demokrat olduklarını söyleyen
eski İslamcıların liderliğindeki AKP'de, Özal'ın kurduğu
Anavatan Partisi'nden ayrılan birçok isim de bulunuyor.
Etkisiz koalisyon hükümetleriyle
geçen bir on yılın ardından AKP, 1980'lerde Özal tarafından
başalatılan liberal ekonomik reformları tamamlamak için ender
bir şans yakaladı.
Bakanın yükselişi ilk olarak,
Erdoğan kendisini nisan ayında 4 milyar dolarlık özelleştirme
programının başına getirdiğinde belli oldu.
57 yaşındaki Unakıtan,
özelleştirme sürecinde Ankara'nın, en yüksek teklifi vereni mi
seçeceği konusunda sorulan bir soruya cevaben, "Şirketleri
satacağımız alıcıların başımızı ağrıtmasını istemiyoruz.
Alıcılarla yapacağımız toplantılarda kimin ne olduğunu
söyleyebiliriz. Biz dün doğmadık" dedi.
Unakıtan bu cephede ilk sınavını
haziran ayında verecek. Petkim'in yüzde 51'lik hissesinin
satışının tamamlaması hedefleniyor bu tarihte.
Özelleştirilecek bir sonraki
şirketse Tüpraş. Rus petrol şirketlerinin Tüpraş'ı almasına
yönelik olası "statejik" itirazları reddeden Unakıtan,
"Rusların Türkiye'ye gelmesini istiyoruz. Onlarda iyi para
var" dedi.
Unakıtan, "Biz özelleştirmeyi IMF
istediği için ya da borçlarımızı ödememiz gerektiği için değil
Türkiye'nin geleceği için zaruri olduğundan destekliyoruz"
dedi.
Unakıtan, "vergi barışının" da,
vergi borcu olanların vaktinde ödemedikleri borçlarını
ödemesine olanak vermesi ve bu yıl 1.6 milyar doların üzerinde
gelir sağlaması beklentisinde.
Unakıtan IMF konusunda, "Onların
değerli uzmanları var... Fakat bizim uzmanlarımız Türkiye'nin
gerçeklerini onlardan daha iyi biliyor" dedi. Unakıtan, öte
yandan, IMF'nin koyduğu ve yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla
hedefini desteklediklerini tekrar ifade etti.
Göreve geldiğinde hakkındaki çirkin suçlamalar nedeniyle
yıpratılan Unakıtan, daha önce duruşmalarda kendisi ve Erdoğan
hakkındaki yolsuzluk iddialarının siyasi maksatlarla
yapıldığını savunmuştu. Unakıtan, bu nedenle, AKP'li
milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması
konusunda, muhalefetteki CHP'nin taleplerine hemen yanıt
vermeyeceğini ileri sürdü.
Laikliğe sıkı sıkıya bağlı bazı
savcıların açıkça sergiledikleri AKP karşıtı tutum gözönüne
alındığında, Unakıtan'ın bu sözlerinde gerçek payı olabilir.
Unakıtan, "Seçmenlerimiz bize,
yolsuzluğa son verme görevi verdi ve biz de bu görevi yerine
getireceğiz. Fakat dokunulmazlığı biz ve seçmenlerimiz doğru
zamanın geldiğini düşündüğümüzde kaldıracağız" dedi.
Dış Basında Türkiye (BYEGM) 26
Mayıs 2003
|