|
KURULUŞ 1983 yılında Kamu İktisadi
Teşebbüslerinin daha verimli çalışmalarını sağlamak
amacıyla yapılan düzenlemeler kapsamında, ülkemizdeki
kamuya ait rafinerilerin bir çatı altında toplanması
kararlaştırılmıştır. Bu amaçla, 1961 yılından beri
faaliyet gösteren İPRAŞ’ın (İstanbul Petrol Rafinerisi
A.Ş.) Ana Sözleşmesi, 25 Ekim 1983 tarihinde yapılan
Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda TÜPRAŞ (Türkiye
Petrol Rafinerileri A.Ş.) Ana Sözleşmesi’ne
dönüştürülmüş ve TÜPRAŞ’ın tescil ve ilanı 16 Kasım
1983 tarihinde tamamlanmıştır.
İPRAŞ’ın İzmit
Körfezi’nin Tütünçiftlik bölgesinde yaptırmış olduğu
İzmit rafinerisinin yanı sıra o tarihe kadar Türkiye
Petrolleri A.O.’na bağlı olarak faaliyet gösteren
İzmir ve Batman rafinerileri ile yapımı devam eden
Kırıkkale Rafinerisi de yeni kurulan TÜPRAŞ’a
devredilmiştir. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 5 Ekim 2001 tarih,
2001/54 sayılı kararı ile Pektim Petrokimya Holding
A.Ş.’nin kurduğu ilk kompleks olan Yarımca Tesisleri
TÜPRAŞ’a devredilmiş ve Körfez Petrokimya ve Rafineri
Müdürlüğü adını almıştır.
Halen komplekste Emülsiyon Stiren Butadien Kauçuk (SBR),
Solüsyon Butadien Kauçuk (CBR), Karbon Siyah. (KS),
Polistiren (PS) ve Butadien Ekstraksiyon (BDX)
fabrikaları üretime devam etmektedir.
|
TÜPRAŞ |
| Kuruluş
Tarihi |
16
Kasım 1983 |
| Şirketin
Merkezi |
Körfez-Kocaeli |
| Kayıtlı
Sermaye |
TL
500 trilyon |
| Çıkarılmış
Sermaye |
TL
250.4 trilyon |
| 2001
karı (vergi sonrası) |
TL
188.6 trilyon |
| Halka
arzedilen hisse senedi |
34.2% |
| Hampetrol
işleme kapasitesi |
27.6
milyon ton/yıl |
| Petro
kimya üretim kapasitesi |
153
bin ton/yıl |
| Hampetrol
depolama kap. |
2.0
milyon m3 (brüt) |
| Ürün
ve ara ürün depolama |
2.7
milyon m3 (brüt) |
|
KAPASİTE TÜPRAŞ’ın kuruluşunda 17.2 milyon ton/yıl
olan hampetrol işleme kapasitesi, İzmir Rafinerisi
Darboğaz Giderme Projesinin son bölümünün 1984 yılında
tamamlanması sonucunda 17.6 milyon ton/yıla
yükselmiştir. Ayrıca yapımı tamamlanan 5.0 milyon
ton/yıl kapasiteli Kırıkkale Rafinerisinin 1986
yılında, yine 5.0 milyon ton/yıl kapasiteli İzmir
Rafinerisi Tevsii Projesinin 1987 yılında devreye
alınmasından sonra TÜPRAŞ’ın hampetrol işleme
kapasitesi 27.6 milyon ton/yıla ulaşırken, Türkiye’nin
toplam hampetrol işleme kapasitesi 32.0 milyon
|
ton/yıl olmuştur. TÜPRAŞ ülkemizin toplam rafinaj
kapasitesinin %86’sına sahiptir. Şirketin ayrıca hampetrol, LPG ve diğer petrol ürünleri dışalımı için
mükemmel bir altyapısı ve güçlü bir lojistik konumu
bulunmaktadır.
ÖZELLEŞTİRME 10 Temmuz 1990 tarihinde
özelleştirilmesine karar verilen TÜPRAŞ’ın sermayesi
T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na
devredilmiştir. 1991 yılında TÜPRAŞ’ın birinci halka
arzı gerçekleştirilerek sermayesinin %2.5’i oranında A
grubu hisse senedi halka arz edilmiştir. 1999 yılı
sonu itibariyle TÜPRAŞ hisselerinin yaklaşık %3.58’i
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem görmekte,
hisselerin kalan %96.42’lik bölümü ise Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı’nın elinde bulunmaktaydı. 2000 yılı
Nisan ayında TÜPRAŞ hisselerinin ikinci halka arzının
tamamlanmasıyla İstanbul ve Londra Menkul Kıymetler
Borsalarında işlem gören A grubu hisselerin toplam
sermayeye oranı %34.24’e yükselmiştir.
SERMAYE 22 Kasım 1990 tarihinde Kayıtlı Sermaye
Sistemi’ne geçen TÜPRAŞ’ın 15 Ekim 2001 tarihinde
yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nda kayıtlı
sermayesi 100 trilyon TL’ndan 500 trilyon TL’na
yükseltilmiş olup, 24 Ekim 2001 tarih, 5410 sayılı
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmiştir.
Yönetim Kurulunun 20 Haziran 2001 tarihinde aldığı
karar uyarınca TÜPRAŞ’ın çıkarılmış sermayesi,
bedelsiz olarak %235 artışla 250.4 trilyon TL’na
yükseltilmiş, karar 24 Ekim 2001 tarih, 5410 sayılı
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmıştır.
İŞTİRAKLER DİTAŞ . Deniz İşletmeciliği ve Tankerciliği
A.Ş. Sermaye: 7,265 milyar TL, TÜPRAŞ’ın payı:
%79.98
Ülkemizin en büyük 500
sanayi şirketi sıralamasında birinci olan TÜPRAŞ, 1999
ve 2000 yıllarında olduğu gibi 2001 yılında da üstün
bir performans sergilemiştir. Doğu Avrupa ve
Balkanların en büyük rafineri şirketi sıfatını
taşıyan TÜPRAŞ, Avrupa klasmanında da 7. sırada
bulunmaktadır. Şirketimiz 1999 yılında yaşanan deprem
felaketinin olumsuz etkilerini, doğru iş
stratejileriyle çok kısa sürede atlatarak 2000 yılında
yeniden yapılanmasını tamamlamış, yeni vizyon ve
misyon tanımını yapmıştır. TÜPRAŞ’ın aynı yıl
gerçekleştirdiği ikinci halka arz, ülkemiz tarihindeki
‘en büyük halka arz’ olarak kayıtlara geçerken şirket
hisseleri İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın yanı
sıra Londra Borsası’nda da işlem görmeye başlamıştır.
Türkiye ekonomisi, 2000
yılının Kasım ayında yaşanan büyük likidite krizinin
ardından 2001 Şubat ayında çok daha ciddi bir ekonomik
krizle karşı karşıya kalmıştır. Krizin etkileri
öncelikle finans sektöründe kendini göstermiş,
faizlerdeki artışı döviz talebinin patlaması
izlemiştir. Hükümetin aldığı karar ile, istikrar
programının temelini teşkil eden ‘önceden belirlenmiş
kur’ kriteri terk edilerek serbest kur sistemine
geçilmiştir.
Kasım ve Şubat
krizlerinin ardından derin bir durgunluk dönemine
giren Türkiye ekonomisi 2001 yılında %9.4 küçülmüştür.
Ekonominin temelini oluşturan imalat sanayi sektörü
%8.1 daralırken sanayi sektöründeki toplam daralma
%7.5 düzeyinde olmuştur. Reel kesimde yatırımlar ve
üretim durma noktasına gelmiş, kapasite kullanımı son
on yılın en düşük seviyesi olan %70’lere gerilemiştir.
11 Eylül 2001’de Amerika
Birleşik Devletleri’nde Dünya Ticaret Merkezi’ne ve
Pentagon’a yapılan terörist eylem sadece ABD’yi
etkilemekle kalmamış, küresel boyutta siyasi ve
ekonomik problemlere neden olmuştur. Ekim ayının
ikinci yarısında yılın en yüksek seviyesine çıkan
döviz kurları ve aynı ay 44 cente kadar gerileyen
İMKB-100 endeksi bu eylemin ülkemizdeki olumsuz
etkilerinden bazılarıdır.
Mali ve reel sektörlere
büyük zararlar veren 2000-2001 krizleri, Türkiye
ekonomisini tarihinin en köklü ve en yaygın yapılanma
ve dönüşüm sürecine itmiştir. Yeni dönem strateji ve
hedefleri, ekonomiyi olası krizlere karşı güvenceye
almak, piyasalarda güven duygusunu yeniden tesis
etmek, ekonomik politikaları inandırıcı ve
sürdürülebilir hale getirmektir.
Dünya ekonomisi ile
uluslararası siyaseti doğrudan etkileyen önemli
gelişmelerin altında yatan tek gerçeğin enerji,
özellikle de petrol olduğu bilinmektedir. Ülkelerin
kalkınmasında vazgeçilmez unsurların başında gelen
enerji ve petrolün, küreselleşme sürecinin baş
döndürücü bir hızla yaşandığı günümüzde stratejik
önemi daha da artmıştır. Doğalgaz kullanımının
artmasıyla gözden düşeceği sanılan petrol, talep
görmeye devam etmiştir. Enerji ve petrol kullanımı
ülkelerin kalkınma düzeyinin ve insanların yaşam
standardının bir ölçüsüdür. Ancak kalkınma düzeyi
arttıkça, petrol ve doğalgaza olan bağımlılık da
artmaktadır.
2001 yılında 3.8 milyar
ton olan yıllık dünya hampetrol arzının 2005 yılında
4.2, 2010 yılında ise 4.7 milyar ton olacağı Tahmin
edilmektedir. Dünya tüketiminin de aynı paralelde
seyredeceği, tüketimin 2001-2005 yılları arasında
%1.9, 2005-2020 yılları arasında %2.2 artacağı
düşünülmektedir. Petrolün varil başına Dated Brent
fiyatının ise 2000 yılı sabit dolarıyla, 2005 yılında
21.94, 2010’da 22.73, 2020 yılında 25.70 dolar olacağı
öngörülmektedir. Bu rakamlardan anlaşılacağı üzere,
ekonomileri çökertecek astronomik fiyatların ortaya
çıkması söz konusu olmayacaktır.
2001 faaliyet dönemi
TÜPRAŞ’ın sağlam temeller üzerinde gelişimine devam
ettiği bir yıl olmuştur. Ekonomik krizin olumsuz
etkilerinin her sektörde kendini gösterdiği 2001
yılında TÜPRAŞ, üretimini yüksek performansla,
eksiksiz ve aksatmadan gerçekleştirerek reel
ekonominin itici gücü olduğunu bir kez daha
kanıtlamıştır. 2001 yılı değerleriyle 11 katrilyon TL
ciro yaratan TÜPRAŞ, ülke hazinesine 5.3 katrilyon TL
(4.3 milyar dolar) vergi ve fon geliri sağlamıştır. Bu
gelir tutarı, devletin toplam vergi ve fon gelirinin
yaklaşık %20’si düzeyindedir.
2000 yılında 17 ağustos
1999 deprem ve yangın felaketinin yarattığı hasarı
onardıktan hemen sonra Kasım-2000 ve Şubat-2001
krizlerine yakalanan TÜPRAŞ, 2001 yılında
rafinerilerinde 20.4 milyon tonu ithal, 2.4 milyon
tonu yerli olmak üzere toplam 22.8 milyon ton
hampetrol işlemeyi başarmış, bir önceki yıla göre
%7.1’lik bir artış sağlamış ve toplam kapasite
kullanım oranını %82.6’ya yükseltmiştir.
Deprem ve yangın
felaketinin yaşandığı 1999 yılında 23.5 milyon ton
toplam satış gerçekleştiren TÜPRAŞ, Kasım krizinin
yaşandığı 2000 yılında satışlarını 24.3 milyon tona
yükseltmiş, 2001 yılında da ağır kriz ortamına ve 11
Eylül terör eyleminin yarattığı olumsuzluklara karşın
toplam satışlarını bir önceki yıla göre %1.9 oranında
artırarak 24.8 milyon ton düzeyine yükseltmiştir. 2001
yılında daralan yurt içi petrol ürünleri piyasasında
TÜPRAŞ’ın pazar payı %81’in üzerine çıkmıştır.
Ekonomik kriz ve artan
ürün fiyatları nedeniyle yurt içi talebin azalması
sonucunda yurt dışına yönelen TÜPRAŞ 2001 yılında 1.9
milyon ton ürün ihracatından 300 milyon dolar döviz
geliri elde etmiş, döviz gelirleri bir önceki yıla
göre %62 artmıştır.
Ürün fiyatlarının,
petrol piyasalarında hampetrol fiyatlarındaki
değişimler paralelinde değişmemesi, rafineri
marjlarının yükselmesine ya da düşmesine neden
olmaktadır. Ayrıca Türkiye’de petrol ürünlerinin
fiyatları belirlenirken Akdeniz piyasasının fiyatları
baz alındığından, TÜPRAŞ’ın karlılığı doğrudan
uluslararası piyasalardaki dengelerle ilişkilidir.
2001 yılında ortalama olarak TÜPRAŞ, Akdeniz piyasası
kompleks rafinerilerinden daha fazla kar marjı
sağlamayı başararak ağır ekonomik krize, 11 Eylül
terör eyleminin başta turizm sektörü olmak üzere tüm
olumsuz etkilerine ve uluslararası çevre
yükümlülükleri için ayrılan karşılıklara rağmen 2001
yılını 283.5 trilyon TL vergi öncesi, 188.6 trilyon TL
net kar ile kapatmış ve Türkiye’nin en yüksek kar elde
eden şirketi olmuştur. Önemli bir başarı da işletme
karının toplam kazanç içindeki payının 1999 yılında
%45 iken, 2000 yılında %77’ye, 2001 yılında ise %91’e
yükseltilmiş olmasıdır.
TÜPRAŞ’ın, ‘Türkiye
enerji sektörünün lider kuruluşu ve dünya klasında bir
rafineri şirketi olmak’ şeklinde tanımladığı vizyonuna
ulaşmak için belirlediği yakın ve orta vadeli
stratejilerinin başında, işletme faaliyetlerinden elde
edilen karın artırılması gelmektedir. Bu kapsamda
rafinerilerimizde karlılığı artırmak ve kapasite
kullanım oranlarını yükseltmek amacıyla çeşitli
yatırım projeleri
başlatılmıştır. 1989-2004 dönemini kapsayan Master
Yatırım Planı çerçevesinde uygulamaya koyulan ve 2.0
milyar dolar tutarındaki projelerin 1.3 milyar
dolarlık bölümü 2001 yıl sonu itibariyle tamamlanmış
olup, 700 milyon dolarlık kısmı devam etmektedir. 2001
yıl. TÜPRAŞ yatırımları için Devlet Planlama
Teşkilatı’nca onaylanan 153 trilyon TL yatırım
ödeneğine karşılık yıl içinde 206 trilyon TL harcama
yapılarak, başka endüstrilerdeki olağanüstü daralmaya
rağmen %135’lik fiziki gerçekleşme sağlanmıştır.
TÜPRAŞ, projelendirdiği
ve uygulamaya koyduğu tüm yatırımlarında verimliliği
ve kar optimizasyonunu gözettiği kadar, emniyet, çevre
ve toplum sağlığı konularına da son derece hassas
yaklaşmaktadır. Nihai hedefimiz, mevcut yasa ve
yönetmeliklere uygun olarak faaliyet göstermek, çevre
koruma bilincini yerleştirerek AB standartlarında
üretim yapmaktır.
Doğru tanımlanmış ve
etkin uygulanan iş stratejileri ve politikaları
TÜPRAŞ’ın sürdürülebilir ve karlı büyüme yolundaki en
önemli kılavuzları olmaya devam edecektir. TÜPRAŞ’ın
yakın ve orta vadeli stratejilerinin ana unsurları
rafinaj kapasitesinin artırılması, maliyetlerin
azaltılması, kar optimizasyonu, AB standartlarında
üretim, organizasyon yapısının yeniden düzenlenmesi
ve toplam kalite yönetim sistemlerinin
uygulanmasıdır. Bu kapsamda Petkim Yarımca
Kompleksi 1 Kasım 2001 tarihinde çalışır durumda 5
petrokimya ünitesi ile birlikte tarafımızca
devralınmış, böylece rafineri petrokimya
birlikteliğinin yaratacağı sinerjiden yararlanılmaya
başlanmıştır. Tesisin arazisi yeni bir rafineri
kurmaya elverişli olduğundan, yeni rafineri için ön
fizibilite çalışmaları süratle devam etmektedir.
2002
yılında TÜPRAŞ, 23 milyon ton hampetrol işlemek
suretiyle, ihraç edilecek ürünlerle birlikte 25 milyon
ton dolayında ürün pazarlamayı planlamaktadır.
Böylelikle KDV hariç yaklaşık 21 katrilyon TL’lık (12
milyar dolar) bir ciroya ulaşılması, 2004 yılı sonuna
kadar, yeni rafineri hariç, 700 milyon dolar tutarında
yatırım harcaması yapılması hedeflenmektedir. TÜPRAŞ,
ülkenin ve yatırımcılarının kaynaklarını en verimli
şekilde kullanarak yaratacağı yüksek katma değerlerle
güven ve kalite sunmaya devam edecektir. |